PCR Testi Hakkında Merak Ettikleriniz

Tahmini okuma süresi: 6 dakika 37 saniye

COVID-19 pandemisi ile birlikte hayatımıza giren kavramlardan biri de PCR testleri oldu. Son yıllarda hayatımızın bir parçası olan bu testlerin geçmişi aslında epey eskilere, 1980’li yıllara kadar uzanmaktadır. Bu yazımızda bu testlerin ne olduğundan, nasıl yapıldığından, neden önemli olduğundan ve hangi alanlarda kullanıldığından bahsedeceğiz. Ayrıca, bu testin doğruluğu, hız ve diğer testler ile kıyaslandığında avantajları hakkında da bilgi edineceksiniz. PCR testi hakkında merak ettikleriniz için yazımızı okumaya devam edebilirsiniz.

PCR testi nedir?

Çoğumuzun dikkatini Covid-19 pandemisi sırasında çekmiş olan bu mikrobiyoloji laboratuvar yöntemi esasında 1980’lerden beri genetik bozuklukların erken teşhisinden adli vakalardaki bazı sorunların çözümüne kadar pek çok farklı alanda kullanılagelmiştir. Peki, PCR ne demektir ve geçmişten bugüne ne amaçlarla kullanılmıştır?

PCR harflerinin açılımı Polimeraz Zincir Reaksiyonu şeklindedir. Bu test ile bir dokudan çok küçük bir numune almak ve bu numunede çok küçük miktarlarda bulunan DNA ve RNA’yı milyonlarca defa çoğaltarak numunenin alındığı kişide enfeksiyon olup olmadığı hızlı bir şekilde tespit edilebilir. Bu yöntem geçmişte SARS-CoV-2 virüsünü oldukça hassas bir şekilde tespit edebilmiş olduğu için COVID-19 pandemisi sırasında da yaygın olarak kullanılmıştır.

Bilim dünyasında devrim niteliğinde bir buluş olarak kabul edilen PCR yöntemi mucidi Kary Banks Mullis’e de 1993 yılında Kimya alanında Nobel Ödülü kazandırmıştır.

PCR testi nasıl yapılır?

PCR testi oldukça basit görünmekle birlikte esasen oldukça teknik bir işlemdir. Testin ilk adımı ilgili kişiden bir numune alınması şeklindedir. Bu numune testin hangi amaçla yapıldığına bağlı olarak sürüntü şeklinde burundan veya boğazdan alınabileceği gibi, tükürük numunesi, kan alımı veya diğer başka yöntemlerle de olabilir.

Toplanan numunelerin genetik materyali laboratuvarlarda teknisyenler tarafından çıkarılır. PCR makinesi, özel enzimler ve ısıtma ve soğutma döngüleri kullanarak numunede bulunan DNA veya RNA’yı çoğaltır. Sonuçların doğru çıkması ve kontaminasyonun önlenmesi için uzmanlar süreci baştan sona titizlikle izler. Yapılan bu çalışma sonucu aranılan genetik materyal bulunursa, test sonucu pozitif kabul edilir. Bulunmazsa, sonuç negatif olur. 

PCR testi hangi hastalıkları tespit edebilir?

PCR testi, bulaşıcı hastalıklardan genetik bozukluklara, evrimsel araştırmalardan adli vakalara pek çok alanda kullanılmakta olan çok yönlü bir tekniktir. Genetik materyalin en küçük izlerini tespit etme yeteneği nedeniyle, günümüzde tıbbın birçok alanında yaygın olarak kullanılmaktadır.

PCR testlerinin tespit edebileceği en yaygın hastalık ve durumlardan bazıları şunlardır:

  • COVID-19 ve grip, RSV ve adenovirüs gibi diğer solunum virüsleri
  • HIV, HPV, herpes, gonore ve klamidya gibi cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar
  • Geleneksel yöntemlerin çok yavaş olduğu veya kesin sonuç vermediği tüberküloz gibi durumlarda 
  • Kan dolaşımındaki viral genetik materyali tanımlayarak Hepatit B ve Hepatit C’de
  • Bazı kanserler ve genetik mutasyonları veya kalıtsal bozuklukları tanımlamada
  • Sıtma veya erken evrelerdeki Lyme hastalığı gibi paraziter ve bakteriyel enfeksiyonlarda

Yukarıda sıraladıklarımız PCR testinin uygulandığı alanlardan bir kısmıdır. Bu geniş uygulanabilirlik alanı, PCR yöntemini modern tıpta en güçlü tanı araçlarından biri haline getirir.

PCR testi diğer testlere kıyasla ne kadar doğrudur?

Günümüzde PCR testleri, özellikle bulaşıcı hastalıkların tespitinde en doğru tanı yöntemlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bu testin bu kadar yaygın kullanılmasının arkasında yatan, testin yüksek duyarlılık (hastalığı olanları doğru bir şekilde tespit etme yeteneği) ve özgüllük (hastalığı olmayanları doğru bir şekilde tespit etme yeteneği) özelliklerinde yatmaktadır.

Hızlı antijen testler virüsün proteinlerini arayan ancak düşük seviyeli enfeksiyonları gözden kaçırabilen testlerdir. PCR testi ise çok küçük miktarlardaki genetik materyali bile tespit edebilen özelliktedir. Bu, PCR testlerinin, özellikle viral yükün düşük olabileceği enfeksiyonun erken veya geç aşamalarında, yanlış bir şekilde negatif sonuç verme olasılığının daha düşük olduğu anlamına gelir.

Bununla birlikte, PCR yüksek duyarlılığı nedeniyle, bazen bir kişide, o kişi iyileştikten uzun süre sonra enfeksiyon belirtisi göstermeyen viral partiküllerin kalıntılarını tespit edebilmektedir. Buna rağmen, PCR, günümüzde genel güvenilirliği ve hassasiyeti nedeniyle birçok tanı ortamında altın standart olmaya devam etmektedir.

PCR test sonuçları ne kadar sürede çıkar?

PCR test sonuçlarının ne kadar sürede alınabileceği testin yapıldığı laboratuvara, test yapılan kişi sayısındaki yoğunluğa ve kullanılan PCR testinin türüne göre farklılık gösterebilir. Ancak testin hızlı PCR makineleriyle yerinde işlenmesi halinde birkaç saat içinde alınması mümkün olabilir. Standart laboratuvar tabanlı testlerde ise bu süre 24-72 saat arasında değişebilir.

Hızlı sonuç almada özellikle nokta-bakım PCR cihazlarına sahip olan klinikler ve sağlık kuruluşları öne çıkar. Ancak bilindiği gibi PCR testlerinin yaygınlıkla kullanıldığı durumlar pandemi gibi halk sağlığını ilgilendiren ve oldukça yüksek sayılarda talep içeren dönemlerdir. Bu nedenle böyle dönemlerde testlerin yapıldığı kuruluşlarda iş yükü artacağı için, sonuç alma süreleri de uzayabilmektedir.

PCR testi, semptomlar ortadan kalktıktan sonra COVID-19’u tespit edebilir mi?

PCR testi diğer hızlı testlerden farklı olarak oldukça hassas bir testtir. Bu nedenle kişi hastalığı atlatıp enfeksiyondan kurtulduktan sonra bile vücudunda haftalarca kalabilen viral RNA parçalarını tespit edebilmektedir.  Daha açık bir ifadeyle cevap vermek gerekirse, evet, PCR testi COVID-19 virüsünü hastalığın belirtileri ortadan kalktıktan sonra da tespit edebilen bir testtir.

Ancak bu türden pozitif bir sonuç alındığında, sağlık uzmanları geç aşamadaki bir vakanın PCR sonuçlarını yorumlarken testin zamanlamasını, belirtilerin ortadan kalmış olmasını ve diğer klinik faktörleri göz önünde bulundurarak bir değerlendirme yaparlar. Çünkü bu şartları taşıyan kişi, testi pozitif çıksa da esasen bulaşıcı bir hastalığı yoktoru. Test sonucu pozitif çıkan bu kişilerde, canlı ve çoğalan virüsler değil, inaktif virüs kalıntılarına sahiptir ve bu nedenle de artık bulaşıcı değillerdir. 

 

Üsküdar
Üsküdar hastanemiz ile iletişime geçin.
Bahçelievler
Bahçelievler hastanemiz ile iletişime geçin.
Kocaeli
Kocaeli hastanemiz ile iletişime geçin.
Çiftlikköy
Çiftlikköy hastanemiz ile iletişime geçin.
Yalova
Yalova hastanemiz ile iletişime geçin.
Başakşehir
Başakşehir tıp merkezimiz ile iletişime geçin.