Keratokonus nedir? Keratokonus Tedavisi Nasıl Yapılır?

Tahmini okuma süresi: 8 dakika 51 saniye

Keratokonus Hakkında Merak Ettikleriniz

Keratokonus, birçok insanın kendileri veya yakınlarından biri bu teşhisi alana kadar hiç duymadığı bir sağlık sorunudur. Bu yazımızda bu çok bilinmeyen ancak erken tedavinin oldukça önemli olması nedeniyle farkındalık gerektiren bu sağlık sorununa eğileceğiz.

Keratokonus gözün ön kısmındaki şeffaf tabaka olan korneayı etkiler ve zamanla görmenin bulanıklaşmasına, bozulmasına veya ışığa karşı daha hassas hale gelmesine neden olabilir. Genellikle ergenlik veya erken yetişkinlik döneminde başladığı için, görmedeki değişiklikler daha güçlü gözlük ihtiyacıyla kolayca karıştırılabilir. Bunun bir sonucu olarak da erken belirtiler gözden kaçırılabilir.

Bu yazımızda, keratokonus hastalığı hakkında en sık sorulan sorulara (nedenleri, belirtileri, teşhisi, tedavi seçenekleri ve yaşam tarzı önerileri) bilgilendirici cevaplar bulacaksınız. Bu durumu daha iyi anlamak ve yönetmek için nasıl ilerleyebileceğinizi birlikte bakalım.

Keratokonus nedir?

Keratokonus, gözün ön yüzeyi olan ve ışığı odaklamaya yardımcı olan şeffaf, kubbe şeklindeki korneayı etkileyen ilerleyici bir göz rahatsızlığıdır. Sağlıklı bir gözde kornea pürüzsüz ve yuvarlak olan şeklini korur. Ancak keratokonus olması halinde kornea tabakası giderek incelir ve koni benzeri bir şekil alarak dışarı doğru şişmeye başlar. Bu düzensiz eğrilik, ışığın retinaya düzgün bir şekilde odaklanmasını engeller ve bulanık veya bozulmuş bir görüşe neden olur.

Bu durum genellikle ergenlik veya erken yetişkinlik döneminde başlar ve zamanla yavaşça ilerler. Keratokonusun etkili olduğu birçok kişi başlangıçta sadece daha güçlü bir gözlük reçetesine ihtiyaç duyduklarını düşünebilir, ancak keratokonus ilerledikçe standart gözlükler veya yumuşak kontakt lensler net görüş sağlama konusunda yetersiz kalabilir. Bu nedenle erken teşhis ve doğru tedavi, ilerlemeyi yavaşlatmak ve iyi görme kalitesini korumak için çok önemlidir.

Keratokonus neden olur?

Keratokonusun ortaya çıkma nedeni kesin olarak henüz anlaşılamamıştır, ancak uzmanlar bu rahatsızlığın gelişiminde birden fazla faktörün rol oynadığını düşünmektedir. Kornea dokusundaki yapısal zayıflık, bu tabakada incelmeye ve şişmeye daha yatkın olmasına neden olan önemli bir etkendir. Bu zayıflığın neden kaynaklandığı da önemli bir sorudur. Bu zayıflığın nedenini doğrudan tek bir sonuca bağlayan net bir bilimsel kanıt olmamakla birlikte bu zayıflığın, normalde şeklini ve gücünü korumaya yardımcı olan korneanın kolajenindeki dengesizliklerle bağlantılı olabileceği yönünde güçlü tahminler vardır.

Diğer taraftan çevresel ve mekanik etkiler de önemli görünmektedir. Örneğin, sık ve şiddetli göz ovuşturma, özellikle alerjisi veya kronik göz tahrişi olan kişilerde keratokonus ile güçlü bir şekilde ilişkilendirilmiştir. Ek olarak, oksidatif stres ve korneadaki bazı biyokimyasal değişiklikler de, durumun zaman içinde ilerlemesine katkıda bulunabilir.

Keratokonus kalıtsal mıdır?

Keratokonus her zaman ailede görülmese de, genetik hastalığın ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olarak kabul edilir. Keratokonuslu yakın akrabaları olan kişilerin kendilerinde de bu durumun gelişme olasılığı diğerlerine oranla daha yüksektir. Bu sağlık sorunu genellikle ergenlik döneminde başladığı için, erken teşhis için aile üyelerine (özellikle keratokonuslu kişinin kardeşlerine) düzenli göz muayeneleri yaptırmaları önerilebilir.

Araştırmacılar keratokonusla ilişkili çeşitli genetik belirteçler tanımlamışlardır, ancak kalıtım modeli karmaşık ve açık değildir. Eldeki bulgular bu duruma tek bir genin neden olduğu sonucundan ziyade; hastalığın oluşumunda genetik yatkınlık, alerjiler veya göz ovma gibi çevresel tetikleyicilerin bir kombinasyonunun etkili olabileceği yönündedir.

Keratokonus belirtileri nelerdir?

Keratokonus belirtileri genellikle kademeli olarak gelişir ve başlangıçta fark edilmeyebilir. Ancak zamanla kornea koni şeklini almaya başladıkça, kişinin deneyimlediği görme değişiklikleri günlük yaşamını önemli ölçüde etkileyebilir. Başlangıçta kolay fark edilmediği için kişiler yani bir gözlük alarak sorunu giderebileceklerini düşünürler. Ancak daha sonra yeni alınan gözlükle de görme sorunu yaşayabilirler. Sık gözlük değişiklikleri altta yatan keratokonus sorunun belirtilerinden biri olabilir.

Yaygın belirtiler şunlardır:

  • Bulanık, bozuk veya dalgalı görme
  • Işığa ve parlamaya karşı artan hassasiyet
  • Gece görmede zorluk
  • Gözlük veya kontakt lens reçetelerinde sık değişiklikler
  • Bir gözde çift veya hayalet görüntüler

Belirtiler herkeste aynı şekilde yaşanmayabilir. Rahatsızlığın ne kadar ilerlediğine bağlı olarak belirtiler hafiften şiddetliye kadar değişebilir. Erken teşhis için düzenli göz muayeneleri çok önemlidir.

Keratokonus teşhisi nasıl yapılır?

Keratokonus teşhisi süreci genellikle bir göz doktoru veya optisyen tarafından yapılan detaylı bir göz muayenesiyle başlar. Doktor görme keskinliğini, reçete değişikliklerini ve korneanın şeklini kontrol eder. Erken evre keratokonusun standart araçlarla tespit edilmesi zor olabileceğinden, doğruluk için genellikle gelişmiş görüntüleme yöntemleri kullanılır.

Keratokonus teşhisi sürecinde kullanılan testler aşağıda sıraladıklarımızı içerebilir:

  • Kornea topografisi, korneanın yüzey eğriliğini haritalandırır ve erken değişiklikleri belirleyebilir.
  • Kornea tomografisi, 3 boyutlu görüntüler ve kalınlık ölçümleri sağlar.
  • Pakimetri, incelmeyi tespit etmek için kornea kalınlığını ölçer.

Erken teşhis son derece önemlidir, çünkü zamanında tedavi ilerlemeyi önemli ölçüde yavaşlatabilir ve görmeyi koruyabilir.

Keratokonus tedavisi nasıl yapılır?

Keratokonus tedavisi, hastalığın evresine ve şiddetine bağlı olarak şekillenir. Erken evrelerde, gözlük veya özel olarak tasarlanmış kontakt lensler görmeyi düzeltmeye yardımcı olabilir. Bununla birlikte, hastalığın ilerlemesine bağlı olarak kornea daha düzensiz hale geldikçe, görme kalitesini iyileştirmek veya korumak için ileri tedaviler gerekebilir.

Keratokonus tedavisinde kullanılan bazı tedavi seçenekleri şunlardır:

  • Kornea çapraz bağlama (CXL): Ultraviyole ışık ve B2 vitamini damlaları kullanılarak korneayı güçlendiren ve ilerlemeyi durdurmaya veya yavaşlatmaya yardımcı olan bir işlemdir.
  • Sert gaz geçirgen veya skleral lensler: Bunlar daha iyi görme için pürüzsüz bir yüzey oluşturan özel lenslerdir.
  • İntrakorneal halka segmentleri (ICRS): Bunlar korneayı düzleştirmek ve yeniden şekillendirmek için korneaya yerleştirilen küçük implantlardır.
  • Kornea nakli: Diğer seçeneklerin etkili olmadığı ileri vakalarda, hasarlı korneanın donör doku ile değiştirilmesi.

Tedavinin amacı, mümkün olan en az invaziv yöntemi önceliklendirerek korneayı stabilize etmek ve görme fonksiyonunu optimize etmektir.

Keratokonus körlüğe yol açabilir mi?

Keratokonus, tümden bir görme kaybı anlamında tam bir körlüğe neden olmaz. Ancak, tedavi edilmezse, şiddetli ilerlemesi halinde önemli görme bozukluğuna yol açabilir. Korneanın aşırı incelmesi, yara izine veya ani şişmeye (hidrops) neden olarak görmeyi bulanık ve istikrarsız hale getirebilir.

Neyse ki, günümüzün tanı araçları ve kornea çapraz bağlama gibi tedaviler sayesinde, çoğu vakada durum başarıyla yönetilebiliyor ve ciddi görme kaybının önüne geçilebiliyor. Erken teşhis, uzun vadeli göz sağlığını korumanın anahtarıdır.

Keratokonuslu bir kişi hangi yaşam tarzı değişikliklerini yapmalıdır?

Keratokonus hastalığı olan kişilerde gözlerin korunmasına ve durumun kötüleşmesini önlemeye yönelik olarak alınabilecek bazı tedbirler bulunmaktadır. Günlük rutinlerdeki küçük değişiklikler bile keratokonuslu kişilerin uzun vadeli görme istikrarına katkıda bulunabilir.

Bu bağlamda dikkat edilebilecek önemli yaşam tarzı önerilerinden bazıları şunlardır:

  • Gözlerinizi ovuşturmayın: Göz ovuşturmaktan kaçınmak en önemli adımlardan biridir.
  • Alerjileri yönetin: Kaşıntıyı azaltmada, ovmayı ve tahrişi önlemede yardımcı olur.
  • Düzenli göz muayenelerine gidin: İzleme, zamanında tedavi kararları alınmasını sağlar.
  • Kontakt lens bakım talimatlarını dikkatlice izleyin: Uygun hijyen, kornea sağlığını korur.
  • Gözleri UV ışınlarından koruyun: Güneş gözlüğü takmak, genel göz sağlığını desteklemeye yardımcı olabilir.

Proaktif bir bakım rutini oluşturmak, rahatlığı korumaya, komplikasyonları önlemeye ve yaşam boyu daha iyi görmeyi desteklemeye yardımcı olabilir.

Üsküdar
Üsküdar hastanemiz ile iletişime geçin.
Bahçelievler
Bahçelievler hastanemiz ile iletişime geçin.
Kocaeli
Kocaeli hastanemiz ile iletişime geçin.
Çiftlikköy
Çiftlikköy hastanemiz ile iletişime geçin.
Yalova
Yalova hastanemiz ile iletişime geçin.
Başakşehir
Başakşehir tıp merkezimiz ile iletişime geçin.