Vitiligo neden olur?

Tahmini okuma süresi: 9 dakika 17 saniye

Vitiligo nedir?

Vitiligo hastalığı cildin genellikle el, yüz, dirsek ve diz gibi bölgelerinde etkili olan, etkili olduğu bölgelerde cildin geri kalanından rengi itibariyle belirgin şekilde farklılaşan bir cilt hastalığıdır. Son derece açık beyaz renkteki alanlarda tarif edilen lekelerin boyutu, yayılma eğilimi ve hangi bölgelerde etkili olduğu kişiden kişiye farklılık gösterebilir. 

Normal şartlarda cildimize rengini veren melanin pigmentleridir. Bu pigmentlerin üretimi ise melanosit adını verdiğimiz bazı hücreler tarafından gerçekleştirilir. Bu hücrelerin zarar gördüğü veya işlevsizleştiği durumlarda ciltte pigment eksikliği ortaya çıkar. Buna bağlı olarak ise cildin çeşitli bölgelerinde etkili olan vitiligo lekeleri görülür.

Vitiligonun görülme oranı dünya ölçeğinde %1 ile %2 arasındadır. Her etnisiteden insanda rastlanabilen vitiligo neden olduğu renk kontrası nedeniyle koyu ten rengi olan kişilerde daha rahatsız edici olabilir. Bu rahatsızlık vitiligonun dışarıdan bakıldığında fark edilebilen renk farklılıklarıyla karakterize olmasından kaynaklanır. Ancak son dönemlerde bazı markaların ürün tanıtımlarında vitiligosu olan modeller kullanması bu konudaki farkındalığın artmasına katkı sağlamıştır.

Vitiligonun belirtileri nelerdir?

Vitiligo melanin pigmentinin eksikliğinden kaynaklanan bir sorundur. Bu pigmentin eksik olması halinde ortaya çıkan ilk ve en önemli belirti başlangıç ve bitiş sınırları oldukça belirgin olan, cildin geri kalanından belirgin şekilde farklılaşan, beyaz lekelerdir. 

Bu lekeler genellikle küçük başlar ve zamanla boyutları giderek artabilir. Kimi zaman renk farklılıkları ortaya çıkmadan önce hafif kaşıntılar gözlenebilir. Ancak genellikle bu bölgelerde herhangi bir ağrı veya kaşıntı hissedilmez. Lekeler en sık yüz, boyun, eller ve kollar gibi güneşe maruz kalan bölgeleri etkiler. Bununla birlikte mukoza zarlarında (ağız içi, burun, genital bölge gibi), gözlerde ve kafa derisinde de etkili olabilir. Vitiligonun etkili olduğu bölgelerdeki tüyler de durumdan etkilenerek beyazlaşabilir.

Diğer belirtiler şunlar olabilir:

  • Simetrik beyaz lekeler: Genellikle kişilerin vücutlarının her iki tarafında, biri neredeyse diğerinin simetrisi olacak şekilde renk farklılaşması görülür.
  • Lekelerin ilerlemesi: Lekeler yıllarca sabit kalabilir veya aniden yayılmaya başlayarak yeni lekeler ortaya çıkabilir.
  • Vücut kıllarında pigment kaybı: Etkilenen bölgeler arasında göz çevresi, yanaklar veya kafa derisi varsa, kirpikler, kaşlar, sakal veya saçlarda beyazlaşma görülebilir.
  • Güneş ışığına duyarlılık: Etkilenen cilt, melanin eksikliği nedeniyle güneş yanığına daha yatkın olabilir.

Vitiligo genellikle kaşıntı veya ağrı gibi fiziksel rahatsızlıklara neden olmaz, ancak gözle görülür değişiklikler, özellikle vücudun belirgin bölgelerinde ortaya çıktığında, önemli duygusal etkilere neden olabilir.

Vitiligo neden olur?

Vitiligonun kesin nedeni bilinmemekle birlikte genetik miras, otoimmün rahatsızlıkların varlığı, çeşitli kimyasallara maruziyet ve bazı diğer çevresel faktörlerin bir kombinasyonunun vitiligonun ortaya çıkışında rol oynadığı düşünülmektedir.

Vitiligo hastalarında bağışıklık sistemi, ciltte pigment üreten hücreler olan melanositleri zararlı istilacılar olarak algılar ve bu nedenle savunma amacıyla bu hücrelere yanlışlıkla saldırır. Bağışıklık sisteminin bu saldırısı sonucu, saldırıdan etkilenen alandaki melanositler ya tamamen yok olur veya işlevlerini yitirir. Bu da o bölgelerde pigmentin kısmen veya tamamen kaybolmasına ve beyaz lekelerin ortaya çıkmasına neden olur.

Aşağıda listelenen faktörlerin vitiligo hastalığının ortaya çıkmasında potansiyel olarak tetikleyici olabileceği belirlenmiştir:

  • Otoimmün tepki: Vitiligo genellikle tiroid bozuklukları gibi otoimmün hastalıklarla ilişkilendirilir. Bu da vitiligonun ortaya çıkışında bağışıklık sisteminin merkezi bir rol oynadığını düşündürmektedir.
  • Genetik yatkınlık: Vitiligo veya ilgili otoimmün hastalıklarda genetik miras etkisi sıklıkla görülür. Vitiligo özelinde genetik mirasın rolü yaklaşık olarak %30 civarındadır.
  • Çevresel faktörler: Güneş yanığı, cilt travması, çeşitli kimyasallara maruz kalma veya duygusal stres gibi belirli olaylar, bu hastalığa yatkın kişilerde tetikleyici rol oynayabilir.
  • Nörojenik faktörler: Bazı teoriler, sinir uçları ile melanosit hasarı arasında bir bağlantı olduğunu öne sürmektedir, ancak bu konu hakkındaki araştırılmalar henüz tamamlanmamıştır.

Sonuç olarak, vitiligo çok sayıda faktörün etkisiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur ve spesifik tetikleyiciler kişiden kişiye değişebilir.

Vitiligo kalıtsal mıdır?

Vitiligonun ortaya çıkmasına neden olabilecek faktörlerden bahsederken genetik mirasın rolünden bahsetmiştik. Vitiligo genetik bir bileşene sahiptir, ancak bazı hastalıklar gibi tamamen kalıtsal olarak kabul edilmez. Vitiligo, belirgin bir kalıtım modeli izlemek yerine, daha genel anlamda ailelerde görülme eğilimindedir. Bu, vitiligo hastası yakın akrabası olan bir kişinin bu hastalığa yakalanma riskinin biraz daha yüksek olduğu, ancak mutlaka vitiligo olmak zorunda olmadığı anlamına gelir.

Bilim adamları, özellikle bağışıklık sisteminin düzenlenmesinde rol oynayan birçok genin bu hastalığa yatkınlığa katkıda bulunduğuna inanmaktadır. Ancak, bu genleri miras almak, bir kişinin vitiligo hastalığına yakalanacağını garanti etmez. Yani evet, genetik bir dereceye kadar rol oynar ancak tek başına belirleyici değildir. Çevresel faktörler veya bağışıklıkla ilgili faktörler de oldukça önemlidir.

Özetle, genetik faktörler olasılığı artırabilir, ancak vitiligo ebeveynlerden çocuklara öngörülebilir bir şekilde doğrudan geçmez.

Vitiligo tehlikeli midir?

Vitiligo iç organların durumunu ilgilendiren bir iç organ hastalığı değildir. Bu nedenle tıbbi olarak tehlikeli sayılmaz, fiziksel açıdan zarar vermez ve hayati tehdit oluşturan komplikasyonlara yol açmaz. Cilt üzerinde etkilidir ancak vitiligo cilt kanseri değildir ve kanser riskini artırmaz. Çoğu durumda vitiligo, ağrı veya fiziksel rahatsızlık yaratmadan sadece cildin dış görünümünü etkileyen dermatolojik bir sorundur.

Bununla birlikte etkili olduğu bölgelerin özellikle yüz bölgesi, eller ve dirsekler gibi genellikle ilk bakışta fark edilebilen bölgeler olması nedeniyle kişinin özgüvenini, sosyalleşme isteğini ve duygusal sağlığını önemli ölçüde etkileyebilir. Vitiligolu kişiler özellikle geçmişte yeni ortamlarda kötü tecrübeler yaşamışlarsa, sosyalleşmek istemeyebilir ve içe kapanabilirler. Bu nedenle, duygusal destek ve bazı durumlarda danışmanlık, bu durumun yönetilmesinde önemli bir rol oynayabilir.

Vitiligo tedavisi nasıl olur?

Vitiligo tedavisi, ciltte vitiligodan etkilenen bölgelerdeki görünümün restore edilerek eski haline dönüştürülmesine veya lekelerin çok dağınık olduğu bazı durumlarda tüm pigmentlerin yok edilmesine dayanır. Tüm hastalarda nihai çözüm yaratacak türden bir tedavi henüz olmamakla birlikte, etkilenen bölgelerin görünümünü iyileştirmeye veya hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaya yardımcı olabilecek çeşitli tedavi seçenekleri bulunmaktadır. 

Tedavi seçimi, pigment kaybının derecesi, vücudun etkilenen bölgeleri ve kişinin tercihleri gibi faktörlere bağlı olarak planlanabilir. Aşağıda bu tedavi seçeneklerinin neler olduğuna daha yakından bakalım.

Vitiligo tedavisinde kullanılan yaygın tedavi seçeneklerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

  • Topikal kortikosteroidler ve kalsinörin inhibitörleri: Bu kremler, özellikle hastalığın erken evrelerinde kullanıldığında pigmentin bir kısmının geri kazanılmasına yardımcı olabilir.
  • Işık tedavisi (fototerapi): Dar bant UVB ışığı, lokalize veya yaygın vitigide repigmentasyonu uyarmak için yaygın olarak kullanılır.
  • Depigmentasyon: Lekelerin yaygın ve düzensiz olduğu nadir durumlarda, repigmentasyon yerine, kalan normal cildin depigmentasyonu ile cilt rengi açılarak daha düzgün bir görünüm elde edilebilir.
  • Cerrahi seçenekler: Diğer tedavilere yanıt vermeyen stabil, lokalize vitigide deri grefti veya melanosit nakli düşünülebilir.
  • Kamuflaj kozmetikleri: Bu bir tedavi yöntemi olmasa da, özel makyaj veya bronzlaştırıcı ürünler ile beyaz lekeler kapatılarak cilt tonu geçici olarak eşitlenebilir.

Ancak sonuçların kişiden kişiye farklılık gösterebileceğini ve hiçbir tedavinin tam repigmentasyonu garanti etmediğini belirtmeliyiz. Bu nedenle tedavinin beklenen sonuçları vermediği bazı durumlarda psikolojik destek ve beklentilerin yönetiminin de en az fiziksel tedaviler kadar önemli olduğu unutulmamalıdır. 

 

Üsküdar
Üsküdar hastanemiz ile iletişime geçin.
Bahçelievler
Bahçelievler hastanemiz ile iletişime geçin.
Kocaeli
Kocaeli hastanemiz ile iletişime geçin.
Çiftlikköy
Çiftlikköy hastanemiz ile iletişime geçin.
Yalova
Yalova hastanemiz ile iletişime geçin.
Başakşehir
Başakşehir tıp merkezimiz ile iletişime geçin.