PRP Diz Tedavisi Nedir? Nasıl Yapılır?

Tahmini okuma süresi: 7 dakika 30 saniye

PRP Diz Tedavisi hakkında merak ettikleriniz

Diz ağrısı, çoğu zaman fark ettirmeden hayatın ritmini yavaşlatan bir sorun olarak karşımıza çıkar. Merdiven çıkarken hissedilen o sızı, sabah yataktan kalkarken yaşanan tutukluk ya da uzun süre oturduktan sonra atılan ilk adımlardaki zorlanma… Başlangıçta küçük bir rahatsızlık gibi görünen bu belirtiler, zamanla günlük yaşam kalitemizi ciddi şekilde etkileyebilir.

Nihayet bu ağrılardan kurtulmaya karar verdiğimizde ise ameliyat olma seçeneği ile gözümüz korkabilir. İşte tam bu noktada, ameliyat dışı bir seçenek olarak karşımıza PRP diz tedavisi çıkıyor. Bu yazımızda, PRP diz tedavisi nedir sorusundan başlayarak bu tedavi ile ilgili en çok merak edilen soruları adım adım ele alıyoruz. Siz de bu tedavi ile ilgili detayları merak ediyorsanız, bu yazımız sizin için.

PRP diz tedavisi nedir?

PRP diz tedavisi, kişinin kendi kanından elde edilen ve trombositten zenginleştirilmiş plazmanın diz eklemine enjekte edilmesiyle uygulanan yenileyici bir tedavi yöntemidir. Bilindiği gibi, trombositler hem kanın pıhtılaşması hem de yara iyileşmeleri açısından vücudumuzda oldukça önemli bir rol oynarlar. İşte PRP sırasında vücuda enjekte edilen bu trombositten zengin plazmalar da, vücudun doğal iyileşme mekanizmalarında bu yönleriyle önemli roller oynarlar.

Dolayısıyla diz için PRP uygulamasının temel amacı, diz ekleminde hasar görmüş dokuların kendini onarma sürecini desteklemektir. Cerrahi bir işlem olmaması, herhangi bir kesi içermemesi ve vücudun kendi kaynaklarını kullanması nedeniyle PRP diz tedavis son yıllarda diz ağrısı ve kireçlenme gibi sorunlarda sıkça tercih edilmeye başlamıştır.

PRP diz tedavisi kimler için uygundur?

Bu tedavi yöntemi özellikle diz ağrısı şikayetlerinin ortaya çıktığı erken ve orta evrelerdeki kişiler için uygundur. Bu yöntem ayrıca ameliyat gerektirmeyen durumlarda ya da cerrahi müdahale seçeneğini ertelemek isteyen kişiler için de destekleyici bir seçenek sunabilir. Ancak her diz ağrısı olan kişi için uygun olmayabileceği de unutulmamalıdır.

PRP diz tedavisi kimler için uygundur sorusuna cevap olarak aşağıdaki sıralamayı yapabiliriz:

  • Hafif ve orta dereceli diz kireçlenmesi olanlar
  • Diz bağlarında veya menisküste yıpranmaya bağlı sorunlar bulunanlar
  • Spor yaralanmaları sonrası iyileşme sürecini desteklemek isteyenler
  • Uzun süredir devam eden diz ağrısına rağmen cerrahiye sıcak bakmayan kişiler
  • Fizik tedaviye ek olarak destekleyici bir yöntem arayanlar

PRP diz tedavisi faydaları nelerdir?

PRP diz tedavisi faydaları deyince, belki de en önemli avantaj olarak, bu uygulamanın vücudun kendi iyileşme potansiyelini harekete geçirmesinden bahsedebiliriz.

Tedavi sırasında diz eklemine verilen trombositten zengin plazma, dokuların onarım sürecini desteklerken ağrı ve hareket kısıtlılığının azalmasına da katkı sağlayabilir.

Düzenli ve uygun hastalarda yapılan PRP uygulamaları, günlük yaşam aktivitelerinde daha rahat hareket etmeye yardımcı olabilir. Ayrıca ameliyatsız bir yöntem olması, birçok kişi için bu yöntemin tercih edilmesinde önemli bir etken olarak öne çıkmaktadır.

Dize PRP nasıl yapılır?

Uygulamayla ilgili araştırma sürecindeki pek çok hastanın kafasındaki en önemli sorulardan biri de dize PRP nasıl yapılır sorusudur. Özellikle ameliyat benzeri müdahaleler istemeyen kişiler için, işlemin komplike olmaması da karar alma sürecinde bir etken olabilmektedir.

PRP uygulaması birkaç aşamadan oluşur ve genellikle kısa bir süre zarfında tamamlanır. İşlem öncesinde hastanın kendi kanı alınır ve özel bir işlemden geçirilerek trombositten zengin plazma elde edilir. Ardından ise bu plazma, diz eklemine enjekte edilir.

Uygulama süreci genel olarak şu adımlarla ilerler:

  • Hastadan az miktarda kan alınması
  • Kanın, santrifüj cihazında ayrıştırılarak PRP elde edilmesi
  • Diz bölgesinin steril hale getirilmesi
  • PRP’nin, uygun teknikle diz eklemine enjekte edilmesi
  • İşlem sonrasında kısa bir dinlenme süresi

PRP iğnesi ağrılı mıdır?

PRP iğnesinin işlem sırasında neden olabileceği ağrı genellikle tolere edilebilir düzeyde bir ağrıdır. Enjeksiyon sırasında hafif bir batma veya basınç hissedilebilir. Bazı kişilerde işlem sonrası devam eden kısa süreli hassasiyet görülebilir.

Ancak ağrı eşiği düşük olan kişilerde ve gerekli diğer durumlarda lokal anestezi uygulanarak kişinin işlem sırasındaki konforu artırılabilir.

Diz PRP tedavisi kaç seans gerektirir?

Tedavinin seans sayısı kişinin genel sağlık durumuna ve dizdeki problemin durumuna göre değişiklik gösterebilir.

Diz PRP tedavisi için genellikle tek seans yeterli olur. Ancak bazı durumlarda doktor birkaç seans önerebilir. Seanslar çoğunlukla belirli aralıklarla planlanır ve tedavi süreci kişinin tedaviye verdiği yanıta göre şekillendirilir. Bu nedenle net seans sayısı, genellikle ilk muayene sonrası belirlenir.

Diz PRP sonrası iyileşme süreci nasıldır?

Diz PRP sonrası iyileşme süreci genellikle hızlıdır ve hastalar kısa sürede günlük yaşamlarına dönebilir. İlk birkaç gün dizde hafif ağrı, sertlik ya da hassasiyet hissi olabilir. Bu durum çoğu zaman geçicidir ve dinlenme ile azalır. PRP’nin etkileri genellikle hemen değil, haftalar içinde kademeli olarak hissedilmeye başlar.

Dize yapılan PRP sonrası dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

Uygulama sonrası iyileşme sürecini desteklemek için bazı noktalara dikkat edilmesi önemlidir. Bu dönemde kişinin diz eklemini zorlayacak aktivitelerden kaçınması tedavinin etkili olması açısından önemlidir.

Dize yapılan PRP sonrası dikkat edilmesi gerekenleri aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz:

  • İlk 24–48 saat ağır egzersizlerden kaçının
  • Diz bölgesine aşırı yüklenmeyin
  • Doktorunuzun önerdiği süre boyunca istirahat edin
  • Gerekmedikçe ağrı kesici ve özellikle bazı antiinflamatuar ilaçları kullanmayın
  • Kontrol randevularınızı aksatmayın

Dize PRP uygulamasının yan etkileri nelerdir?

Dize PRP uygulamasında kullanılan içeriğin kişinin kendi kanından elde edilmesi alerjik reaksiyon riskini oldukça düşüren bir etkendir. Buna rağmen her enjeksiyon işleminde olduğu gibi bazı hafif yan etkiler görülebilir.

En sık karşılaşılan durumlar, enjeksiyon bölgesinde geçici ağrı, şişlik veya kızarıklıktır. Nadir durumlarda enfeksiyon riski olabilir, ancak steril sağlık kuruluşu koşullarında yapıldığında bu risklerin ortaya çıkma ihtimali oldukça düşüktür.

Üsküdar
Üsküdar hastanemiz ile iletişime geçin.
Bahçelievler
Bahçelievler hastanemiz ile iletişime geçin.
Kocaeli
Kocaeli hastanemiz ile iletişime geçin.
Çiftlikköy
Çiftlikköy hastanemiz ile iletişime geçin.
Yalova
Yalova hastanemiz ile iletişime geçin.
Başakşehir
Başakşehir tıp merkezimiz ile iletişime geçin.