Tahmini okuma süresi: 9 dakika 22 saniye
Pankreas nedir?
Pankreas, karın bölgesinin arka kısmında, karaciğerden dalağın bulunduğu alana kadar uzanan yaklaşık 15 cm uzunluğunda bir organdır. Vücudumuzda çok da fazla hacim kaplamayan bu organ hem sindirim sisteminde hem endokrin sisteminde oldukça kritik roller oynayan oldukça önemli bir organdır.
Pankreasın sindirim sistemindeki rolü besinlerin parçalanmasına yardım eden sindirim enzimlerini salgılayarak ince bağırsağa iletmek şeklindedir. Bu şekilde vücuda giren besin ve sıvılarda bulunan yağlar, karbonhidratlar ve proteinler ayrıştırılarak depolanır. Pankreas ayrıca endokrin sisteminde ise insülin ve glikojen hormonlarını salgılar. Bu sayede vücuttaki kan şekeri seviyesi düzenlenmiş olur.
Pankreas anatomik olarak üç bölümden oluşur: baş, gövde ve kuyruk. Oniki parmak bağırsağı ve karaciğere yakın konumu ile pankreas sindirim enzimlerini ve hormonları uygun sistemlere verimli bir şekilde gönderir. Pek çok farklı organa nazaran genellikle daha az bilinen pankreas aslında diğer organlardan hiç de daha az önemli değildir. Pankreasın çalışma sisteminde bir sorun olması halinde örneğin diyabet, pankreatit veya pankreas kanseri gibi bazı çok ciddi sağlık problemleri ortaya çıkabilir.
Pankreas ne işe yarar?
Pankreasın vücudumuzda hangi görevleri üstlendiğini işlevsel açıdan düşündüğümüzde iki grupta inceleyebiliriz: Ekzokrin ve Endokrin. Ekzokrin sindirim, endokrin ise hormonal işleyişle ilgili pankreas işlevlerine işaret eder.
- Ekzokrin işlevi: Tükettiğimiz gıdaların sindirimi o besinlerin parçalanması olmaksızın mümkün olmazdı. İşte pankreas, yediklerimizin parçalanmasını sağlayan sindirim enzimlerini üretir. Bu enzimler ince bağırsağa salınır ve böylece yediklerimizdeki karbonhidrat, protein ve yağların parçalanması kolaylaşır.
- Endokrin işlevi: Pankreas, insülin ve glukagon gibi hormonları kan dolaşımına salan Langerhans adacıkları olarak bilinen hücre kümeleri de içerir. Bu hormonlar, vücudumuzdaki kan şekeri seviyelerini ve enerji dengesini düzenlemekten sorumludur.
Sindirimin vücudunuz için ne kadar önemli olduğunu bir düşünün ya da kan şekeriniz düştüğünde kendinizi nasıl hissettiğinizi… Pankreasın olması gerektiği gibi çalışmaması sindirim ve glikoz metabolizmasının ciddi şekilde bozulmasına ve diyabet ve yetersiz beslenme gibi çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir.
Pankreas kanseri nedir?
Pankreas kanseri, pankreastaki hücrelerin mutasyona uğrayarak kontrolsüz bir şekilde çoğalmaya başlaması ve bunun sonucunda kötü huylu bir tümörün oluşmasıyla ortaya çıkar. Oldukça agresif bir kanser türü olan pankreas kanserinin semptomlarını erken aşamalarda fark etmek oldukça güçtür. Bu evredeki kanserin görüntüleme teknikleri ile fark edilmesi de genellikle pek mümkün değildir. Bu nedenle kanser iyice yayılıp metastaz halini alana kadar fark edilmeyebilir. Bilim insanları erken tanıyı mümkün kılacak konular üzerinde çalışmaya devam ediyorlar. Bu konuda öğrenilmesi gereken daha çok şey var gibi görünüyor.
Pankreas kanseri genellikle pankreas kanallarında başlar. Pankreastaki kanserin iki ana türü vardır: ekzokrin tümörler (adenokarsinomlar dahil en yaygın olanı) ve endokrin tümörler (nöroendokrin tümörler). Bu iki kanser türü farklı davranabilir. Ancak her iki durumda da erken müdahale edilmezse pankreasın işlevini ciddi şekilde bozabilir ve vücudun diğer bölgelerine yayılabilir. Bu nedenle olabildiğince multidisipliner bir yaklaşımla durumun takip edilmesi ve olası bir pankreas kanserine ilişkin teşhisin erken konulması oldukça büyük önem taşımaktadır.
Pankreas kanseri neden olur?
Pankreas kanserinin erken aşamalarda görüntüleme cihazlarında görünmediğinden bahsetmiştik. Bu kanser tipi ile ilgili cevabından emin olmadığımız konulardan bir diğeri de kanserin nedenidir. Pankreas kanserinin kesin nedeni henüz bilinemiyorsa da araştırmalar sonucu bazı risk faktörleri ortaya çıkarılmıştır. Bu faktörleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
- Genetik yatkınlık: Ailede pankreas kanseri veya diğer kanser türleri öyküsü olması riski artırabilir.
- Kronik iltihaplanma: Uzun süreli pankreatit, özellikle aşırı alkol kullanımından kaynaklananlar, kişinin kanser geliştirme olasılığını artırabilir.
- Sigara: Tütün kullanımı, yaşam tarzıyla ilgili en önemli risk faktörlerinden biridir.
- Obezite: Aşırı kilo veya obezite, insülin düzeylerini ve iltihabı artırabilir ve her ikisi de kanser riskine katkıda bulunur.
- Diyabet: Özellikle uzun yıllardır tip 2 diyabet hastası olmak ile pankreas kanseri görülme arasında bir ilişkili gözlenmiştir.
Yukarıda sıralanan faktörler kişinin mutlaka kanser geliştireceği anlamına gelmez. Ancak bu faktörlerin gözlenmesi, kişinin erken kontroller ve görüntülemeler yaptırması gerekebileceğinin önemli uyarı işaretleri olabilir.
Pankreas kanseri belirtileri nelerdir?
Pankreas kanseri kanser iyice yayılmadan fark edilemeyebilir. Belirtiler genellikle kanser önemli oranda ilerlediğinde ortaya çıkar. Ancak ortaya çıkan belirtiler diğer bazı hastalıklarda görünen belirtilerle benzerlik gösterebilir. Bu da sorunun fark edilmesini, sağlık merkezine gidişi ve dolayısıyla teşhisin konulması süreçlerini uzatabilir.
Bazı yaygın pankreas belirtilerini şu şekilde sıralayabiliriz:
- Karın veya sırt ağrısı: Genellikle donuk ve sürekli olan bu ağrı, pankreastan sırta yayılabilir.
- İstenmeyen kilo kaybı: Tümörün neden olduğu metabolik değişikliklerin bir belirtisi olabilir.
- İştah kaybı: Erken doyma hissi veya yemeğe karşı tamamen ilgisizlik.
- Sarılık: Genellikle pankreas başındaki bir tümörün safra kanalını tıkaması nedeniyle ciltte ve gözlerde sararma.
- Mide bulantısı ve kusma: Özellikle yemeklerden sonra, tıkanma veya sindirim bozukluğu nedeniyle.
- Ayrıca koyu renkli idrar ve/veya soluk renkli dışkı da görülebilir.
Bu belirtiler farklı bazı sağlık sorunlarında da görülebilen belirtilerdir. Ancak bu belirtilerin özellikle birkaç tanesinin birlikte görülmesi durumunda bir sağlık kuruluşuna gitmek gerekebilir.
Pankreas kanserinde kaşıntı nerede görülür?
Pankreas kanserinde kaşıntı genellikle ellerde, ayaklarda, kollarda veya bacaklarda görülür. Bu bölgelerde etkili olan kaşıntı şiddetli olabilir. Bu durum sarılıkla da ilişkilidir. Bunun nedeni safra kanalının tümörle tıkanmasıdır. Bu şekilde sağlıklı kan dolaşımı olumsuz şekilde etkilenir ve safra tuzları bölgede birikmeye başlar.
Şiddetli ve sürekli olan kaşıntı kimi zaman sarılık belirtisinden önce ortaya çıkabilir. Vücudumuzdaki bölgelerde kaşıntı olduğu zaman genellikle bunu dermatolojik sorunlarla ilişkilendirme eğiliminde olabiliriz. Ancak söz konusu kaşıntı özellikle sarılık veya idrarın koyulaşması gibi diğer belirtilerle birlikte görülürse, daha ayrıntılı tıbbi değerlendirme yapılması gerekebileceğini unutmayın.
Pankreas kanseri nasıl tedavi edilir?
Pankreas kanserinin teşhisinin, kanserin görüntüleme yöntemlerinde görünmediğinden, ileri aşamalara sarkabildiğinden bahsetmiştik. Geç evrelerde teşhis edilmesi nedeniyle tedavide olabildiğince multidisipliner bir yöntemle ilerlemek doğru olur. Ayrıca tedavi sürecinin kişinin genel sağlık durumu, tümörün türü, boyutu ve tam olarak hangi evrede olduğu gibi çeşitli faktörlerden etkilenmesi de mümkündür.
- Cerrahi: Kanser erken teşhis edilmiş ve fazla yayılmamışsa, tümörün Whipple prosedürü gibi bir cerrahi yöntemle çıkarılması en iyi tedavi şansıdır.
- Kemoterapi: Kemoterapi, ameliyat öncesinde (neoadjuvan) veya sonrasında (adjuvan) kanser hücrelerini öldürmek veya tümörleri küçültmek için kullanılır.
- Radyasyon tedavisi: Genellikle kemoterapi ile birlikte kullanılan radyasyon, pankreas içindeki veya yakınındaki kanser hücrelerini hedef almaya yardımcı olur.
- Hedefli tedavi ve immünoterapi: Bu yeni tedaviler, özellikle belirli genetik mutasyonları olan hastalarda, seçilmiş vakalarda kullanılabilir.
Palyatif bakım da tedavinin önemli bir parçasıdır ve semptomların yönetilmesine ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesine yardımcı olur.
Pankreas kanseri olan kişiler nelere dikkat etmelidir?
Pankreas kanseri teşhisi almak duygusal olarak çok ağır olabilir. Ancak her kanser türünde olduğu gibi bu kanser türünde de öncelikle moralinizi yüksek tutmak ve kansere karşı mücadelenizi vakit kaybetmeden başlatmak en doğrusudur. Bu süreçte hastalıkla ilgili bilgi sahibi olmalı ve tedavi sürecini bir an önce başlatmalısınız.
Kansere karşı mücadelede akılda tutulması gereken birkaç önemli noktayı aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
- Yeni semptomları izleyin: Ağrı, sindirim değişiklikleri, yorgunluk veya ruh hali değişiklikleri derhal takibinizi yapan doktorlara ve sağlık ekiplerine bildirilmelidir.
- Beslenme çok önemlidir: Pankreas kanseri olan birçok kişi sindirim ve kilo kaybı ile mücadele eder. Bu nedenle bu süreçte bir diyetisyenin takibi çok değerli olabilir.
- Zihinsel ve duygusal sağlık önemlidir: Bir terapistten veya destek grubundan yardım almak, hastalığın duygusal yüküyle başa çıkmaya yardımcı olabilir.
- Düzenli takip: Tedaviye yanıtı ve hastalığın ilerleyişini izlemek için tıbbi randevulara ve görüntüleme programlarına uymak çok önemlidir.
- Sağlıklı yaşam: Sağlıklı bir beslenme programı, uygun egzersizler, sigara ve alkol gibi maddelerin tüketiminden uzak durmak da bu süreçte genel sağlık durumunuzun korunması açısından oldukça önemlidir.
Kansere yakalanmış kişilerin ve onların yakınlarının kansere dair bir farkındalık geliştirmeleri oldukça önemlidir. Hastaların morallerinin yüksek olması ve yakınlarından alacakları destek de bu sürecin daha başarılı bir şekilde yönetilmesi açısından ihmal edilmemesi gereken tedbirler arasındadır.

EN
FR
ES
RU
RO