Tahmini okuma süresi: 13 dakika 36 saniye
Fistül nedir? Anal fistül nedir?
Vücutta normalde birbiriyle bağlantılı olmaması gereken iki organ veya yapı arasında oluşan anormal bağlantılara fistül denir. Fistüller genellikle anüs civarında oluşmakla birlikte, vücudun herhangi bir yerinde görülebilirler. Tünel şeklindeki bu bağlantılar örneğin deri ile bağırsak arasında ya da mesane ile vajina arasında ortaya çıkabilir.
Fistül, vücutta normalde birbirine bağlı olmayan iki organ, damar veya yapı arasında oluşan anormal bir bağlantı veya tüneldir. Bu geçitler genellikle yaralanma, enfeksiyon, iltihaplanma veya ameliyat sonucu oluşur. Fistüller vücudun çeşitli bölgelerinde gelişebilir ve tedavi edilmezse sıvı sızıntısı, kronik enfeksiyonlar veya diğer komplikasyonlara yol açabilir. Fistülün anüs ve çevresinde ortaya çıktığı durumlarda, bu türden fistüller anal fistül olarak adlandırılır.
Anal fistül, anal kanalın içi ile anüsü çevreleyen deri arasında gelişen özel bir fistül türüdür. Fistüller enfeksiyon, travma, çeşitli bağırsak hastalıkları, cerrahi işlemler veya apseler nedeniyle ortaya çıkabilir. Anal fistüller ise genellikle anal bezlerden birinde enfeksiyonla başlar ve apse oluşturur. Apse boşaldığında veya cerrahi olarak açıldığında, bir tünel kalabilir ve bu da fistüle neden olabilir. Anal fistüller ağrıya veya sürekli akıntıya neden olabilir. Bu fistüllerin tamamen iyileşmesi genellikle cerrahi tedavi gerektirir.
Fistül çeşitleri nelerdir?
Fistüller, normalde birbirine bağlı olmayan iki vücut parçası arasında oluşan anormal bağlantılardır. Ortaya çıkmaları halinde, bulundukları konuma da bağlı olarak, çeşitli şekillerde normal vücut fonksiyonlarını engelleyebilirler. Bazı fistüller tıbbi amaçlarla kasıtlı olarak oluşturulurken, çoğu enfeksiyon, travma veya ameliyat sonucu bir komplikasyon olarak ortaya çıkar ve tedavi gerektirir.
Sağlık hizmetleri sağlayıcıları tarafından teşhis edilen ve tedavi edilen en yaygın fistül türlerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
- Anal fistül: Anal kanalın içinden anüs çevresindeki cilde uzanan anormal bir geçit şeklinde ortaya çıkar. Bu fistül çeşidi genellikle anal bezlerdeki enfeksiyonun perianal apseye yol açmasıyla gelişir. Crohn hastalığı ve diğer iltihaplı hastalıklar gibi durumlar riski artırabilir. Belirtileri genellikle ağrı, şişlik ve anüs çevresinde sürekli akıntıdır.
- Arteriovenöz (AV) fistül: Bu fistül türü bir arter ile bir ven arasında doğrudan bağlantı olduğunda ortaya çıkar. Bazı AV fistüller böbrek yetmezliği olan kişilerde diyaliz erişimi için kasıtlı olarak oluşturulurken, diğerleri yaralanma veya doğuştan gelen durumlar nedeniyle oluşabilir. İstenmeyen AV fistüller normal kan akışını bozabilir ve müdahale gerektirebilir.
- Aortoenterik fistül: Nadir görülen bu fistül aort ile ince bağırsak arasında anormal bir geçit şeklinde oluşur. Aort anevrizması, enfeksiyon (örneğin tüberküloz veya sifiliz) veya önceki aort cerrahisi sonucu ortaya çıkabilir. Bu fistüller şiddetli gastrointestinal kanamaya neden olabilir ve hayati açıdan tehdit oluşturabilir. Acilen cerrahi müdahale gerektirir.
- Perilymphatic fistül: Orta kulağı iç kulaktan ayıran zarda yırtılma meydana gelmesi sonucu oluşur. Devamında, iç kulak sıvısı orta kulağa sızarak kişinin dengesini ve işitmesini etkileyebilir. Bu fistüller kafa travması, barotravma (basınçla ilgili yaralanmalar) veya cerrahi komplikasyonların ardından ortaya çıkabilir. Tedavisi durumun ciddiyetine bağlı olarak, yatak istirahatinden cerrahi müdahaleye kadar değişebilir.
- Trakeoözofageal fistül (TEF): Trakea (soluk borusu) ile özofagus arasında doğuştan gelen veya sonradan oluşan bir bağlantıdır. Doğuştan TEF genellikle doğumdan kısa süre sonra bebeklerde teşhis edilirken, sonradan oluşan formlar kanser, ameliyat veya enfeksiyonlardan kaynaklanabilir. TEF, ciddi beslenme ve solunum sorunlarına neden olabilir ve acil cerrahi düzeltme gerektirir.
- Vajinal fistül: Vajinal fistül, vajina ile mesane (vezikovajinal fistül), rektum (rektovajinal fistül) veya bağırsak gibi komşu organlar arasında anormal bir bağlantı oluşturur. En iyi bilinen alt tiplerinden biri ise obstetrik fistüldür. Bunlar kadınlarda en sık görülen fistüller arasındadır. Bu fistüller vajinal kanala idrar veya dışkı sızmasına neden olarak fiziksel ve duygusal rahatsızlığa yol açabilir.
- Enterokutan fistül: Bu fistül çeşidi genellikle karın ameliyatı, travma veya Crohn hastalığı gibi durumların sonucu, bağırsaklar ile deri arasında oluşan bir bağlantı olarak ortaya çıkar. Bağırsak içeriği deriden dışarı akabilir ve bu da enfeksiyon ve besin eksikliği riskini artırır.
- Mukus fistülü: Bazı cerrahi durumlarda, özellikle kolostomi veya ileostomi sonrası, cerrahlar bağırsağı yönlendirmek için kasıtlı olarak mukus fistülü oluşturabilirler. Oluşturulan bu fistül geçici veya kalıcı olabilir. Bu fistül özellikle bağırsağın bazı kısımlarındaki atıkların yönetilmesine veya basıncın azaltılmasına yardımcı olması nedeniyle işlevsel olarak tıbbi bir amaca hizmet eder.
Yukarıda bahsettiğimiz fistül türleri tüm fistül türlerini kapsamayıp sadece en yaygın olanları sıralamaktadır. Bulunduğu konuma göre de farklılaşan fistüllerin her biri farklı bir tedavi yaklaşımı gerektirir. Kimi fistüller küçük olup kendiliğinden düzelebilir. Bununla birlikte çoğunluğu vücut fonksiyonlarının geri kazanılması ve komplikasyonların önlenmesi için, cerrahi veya diğer tıbbi müdahaleler gerektirir. Bu nedenle fistül türünün doğru teşhisi, hızlı ve doğru tıbbi müdahale için oldukça önemlidir.
Fistül neden olur?
Doğuştan ortaya çıkan fistüller olsa da, bu yapılar ağırlıkla iltihaplanma, enfeksiyon veya doku hasarına yol açan çeşitli olaylar nedeniyle oluşur. Örneğin kadınlarda vajina ile mesane arasında oluşan fistüller rahmin alındığı operasyonlar sonucu ortaya çıkan yaralanmalara bağlı olarak gelişebilmektedir. Crohn hastalığı gibi hastalıklar da fistül oluşumuna neden olabilir. Ayrıca içi çeşitli insan sıvılarıyla dolan ve uzun zaman boyunca iyileşmeyen apseler de bir başka dokuya uzanarak fistül oluşturabilir. Fistülün vücudun neresinde oluştuğu ve nasıl ilerlediği fistülün ciddiyetini belirler.
Fistül oluşumunun en yaygın nedenlerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
- Enfeksiyonlar: Uzun süreli enfeksiyonlar, özellikle apseler, dokulara zarar verebilir ve fistül oluşumuna yol açabilir. Bu durum genellikle anal ve perianal fistüllerde görülür.
- Cerrahi veya travma: Özellikle karın veya pelvis bölgesini içeren cerrahi işlemler, istemeden fistül oluşumuna neden olabilir. Doku hasarına neden olan kazalar veya yaralanmalar da buna katkıda bulunabilir.
- Kronik enflamatuar hastalıklar: Crohn hastalığı, ülseratif kolit veya divertikülit gibi durumlar, uzun süreli iltihaplanmaya neden olabilir ve iç veya dış fistül gelişme riskini artırabilir. Ayrıca cinsel yolla bulaşan bazı hastalıklar ile tüberküloz gibi rahatsızlıklar da fistül oluşumuna neden olabilir.
- Kanser ve radyasyon tedavisi: Tümörler çevre dokular üzerinde tahribat yaparak anormal bağlantılar oluşturabilir ve radyasyon dokuları zayıflatarak fistül oluşumuna yatkın hale getirebilir.
- Obstetrik komplikasyonlar: Özellikle tıbbi kaynakların sınırlı olduğu bölgelerde uzun süren veya zor doğumlar, vezikovajinal veya rektovajinal fistüller gibi obstetrik fistüllere yol açabilir.
Bazı fistüller hızla gelişirken, diğerlerinin oluşması zaman alabilir ve genellikle küçük apseler olarak başlayıp kronik kanallara dönüşebilirler.
Fistül belirtileri nelerdir?
Fistülün belirtileri, fistülün türüne, vücuttaki konumuna ve hangi büyüklükte olduğuna göre farklılaşabilir. Fistüller oluşumları gereği vücudun iki bölgesi arasında normalde olmaması gereken bir bağlantı içerir. Kişide görülebilecek belirtiler, kişinin yaşayabileceği rahatsızlık veya işlev bozuklukları bu bağlantıların türüne göre değişebilir. Başlangıçta hafif şiddette başlayan semptomlar, yine bağlantı türlerine de bağlı olarak, zaman içinde yoğunlaşarak ağrı, akıntı, kötü koku, ateş ve şişlik gibi belirtilerle devam edebilir.
Yaygın fistül türleri ve bunlara bağlı belirtileri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
- Anal fistül: Bu tür fistüller genellikle anüs çevresinde, özellikle bağırsak hareketleri sırasında ağrı ile kendini gösterir. Anal bölgede sürekli irin veya kan akıntısı, cilt tahrişi ve tekrarlayan apseler de sık görülen şikayetlerdir. Anüsün yakınında gözle görülür bir açıklık veya şişlik de fark edilebilir.
- İdrar yolu fistülü (örn. vezikovajinal, üreterovajinal): Bu fistüller genellikle vajina veya diğer istenmeyen yollardan sürekli veya kontrol edilemeyen idrar sızıntısına neden olur. Kişi idrar kaçırma, sık idrar yolu enfeksiyonları veya idrar yaparken veya cinsel ilişki sırasında rahatsızlık hissedebilir.
- Enterokutan fistül (bağırsaktan deriye): Bu türden fistüllerde belirtiler genellikle bağırsak içeriğinin (sıvı veya dışkı) deriden sızmasıdır. Enfeksiyon, yetersiz besin emilimi, dehidrasyon ve elektrolit dengesizliği belirtileri de olabilir.
- Arteriovenöz fistül: Bir arterin bir vene anormal şekilde bağlanması durumunda, semptomlar arasında şişlik, kızarıklık veya nabız gibi atan bir kitle olabilir. Bazı kişilerde belirtiler yorgunluk, kalp komplikasyonları veya ekstremitelere kan akışında azalma şeklinde de ortaya çıkabilir.
- Rektovajinal fistül: Bu tip fistüller genellikle doğum sırasında meydana gelen yaralanmalar veya iltihaplı bağırsak hastalığının komplikasyonları sonrasında ortaya çıkar. Rektovajinal fistüller vajinadan gaz veya dışkı geçişine neden olarak enfeksiyonlara ve tahrişe neden olabilir.
- Vesikovajinal fistül: Bu fistül tipi vajinal kanala sürekli idrar sızması ile karakterizedir ve koku, tahriş ve sosyal rahatsızlığa yol açar. Bu semptomlar genellikle süreklidir ve normal idrara çıkma düzeniyle ilişkili değildir.
Her fistül türü vücutta bulunduğu konuma göre kendine özgü semptomlar ve komplikasyonlar getirir. Bu nedenle doğru tanı ve etkili tedavi için tıbbi değerlendirme çok önemlidir. Bir kişi açıklanamayan akıntı, tekrarlayan enfeksiyonlar veya boşaltım veya organ fonksiyonlarıyla ilgili fonksiyonel sorunlar yaşıyorsa, fistül olası bir neden olarak düşünülmelidir. Böyle durumlarda mutlaka bir sağlık kuruluşuna danışılmalıdır.
İdrar yolu fistülü nedir?
İdrar yolu fistülünde fistül idrar sistemi ile başka bir organ arasında oluşur. Bu fistül tipi genellikle istenmeyen idrar kaçırmaya neden olur. Bu fistüller mesane, üreterler veya üretrayı etkileyebilir ve sıklıkla vajina, bağırsak veya cilde bağlanır.
İdrar yolu fistülünün en yaygın türlerden biri, idrarın mesaneden vajinaya sızarak sürekli idrar kaçırmaya neden olduğu vezikovajinal fistüldür. Diğer bir tür ise üreterin vajinaya anormal bir şekilde bağlandığı üreterovajinal fistül tipidir. Bu fistül tipleri jinekolojik cerrahi, radyasyon tedavisi, enfeksiyonlar veya travmatik doğumun komplikasyonlarının sonucu olarak ortaya çıkabilir.
Bu fistüllerin belirtileri arasında idrar kaçırma, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları, idrar yaparken rahatsızlık ve tahriş veya koku sayılabilir. Bu fistüllerde teşhis genellikle görüntüleme testleri veya sistoskopi gerektirir. Tedavisi ise sıklıkla cerrahi müdahale ve onarım ile yapılır.
Fistül nasıl teşhis edilir?
Fistül teşhisi genellikle ayrıntılı bir tıbbi öykü ve fizik muayene ile başlar. Şüphelenilen fistül tipi ve yerine bağlı olarak, doktorlar teşhisi netleştirmek ve sorunun boyutunu değerlendirmek için çeşitli tanı araçları kullanabilir.
Fistül teşhisinde kullanılan yaygın yöntemlerden bazıları şunlardır:
- Fiziki muayene: Özellikle kanal veya açıklığın görülebileceği dış veya anal fistül türlerinde yardımcı olur.
- Görüntüleme testleri: MRI, CT taramaları veya ultrason, iç fistülleri tanımlamaya ve doku tutulumunun boyutunu izlemeye yardımcı olabilir.
- Fistülografi: Fistülün yolunu belirlemek için fistül içine kontrast boya enjekte edilen ve bu şekilde kontrastla fistül yolunun daha net görülebildiği özel bir X-ray prosedürüdür.
- Endoskopi veya kolonoskopi: Gastrointestinal sistemdeki fistülleri tespit etmede yardımcıdır.
- Sistoskopi: İdrar yolu fistülü şüphesi olan durumlarda mesaneyi incelemek için kullanılır.
Doğru tedavi planını seçmek için doğru tanı çok önemlidir, çünkü tedavi yaklaşımı genellikle fistülün türüne, konumuna ve ciddiyetine bağlıdır.
Anal fistül tedavisi nasıl olur?
Anal fistüller genellikle kendiliğinden iyileşmez. Bu nedenle vücut fonksiyonlarının geri kazanılması ve olası komplikasyonların önlenmesi için tedavisi gerekir. Anal fistüllerde tedavi genellikle cerrahi müdahale şeklinde yapılır. Tedavinin amacı, anal fonksiyonu koruyarak enfekte olmuş yolu temizlemek ve fistülün nüksetmesini önlemektir.
Aşağıdakiler dahil olmak üzere çeşitli cerrahi ve minimal invaziv prosedürler kullanılabilir:
- Fistülotomi: En yaygın yöntemdir. Fistül kanalı cerrahi olarak açılır ve düz bir yara izi olarak iyileşmesi beklenir.
- Seton yerleştirme: Özellikle karmaşık veya yüksek riskli vakalarda, drenajı sağlamak ve zamanla iyileşmeyi desteklemek için fistül içine cerrahi bir iplik yerleştirilir.
- İleri flep prosedürü: Daha gelişmiş bir teknik olup, iç fistül açıklığını kapatmak için sağlıklı doku kullanılır ve kontinansın korunmasında yararlıdır.
- Fibrin yapıştırıcı veya tıkaçlar: Doku kesmeden fistülü kapatmaya çalışan minimal invaziv seçeneklerdir, ancak başarı oranları daha düşük olabilir.
Tıbbi müdahale sırasında hangi prosedürün uygulanacağının seçimi, fistülün karmaşıklığına, konumuna, büyüklüğüne ve önemli kaslardan geçip geçmediğine bağlıdır. İyileşme genellikle yara bakımı, ağrı yönetimi ve düzgün iyileşmeyi sağlamak için takip ziyaretlerini içerir.

EN
FR
ES
RU
RO