Anksiyete Belirtileri Nelerdir?

Tahmini okuma süresi: 8 dakika 55 saniye

Anksiyete Nedir?

Gündelik hayatımızda, okulda veya iş hayatında hepimizin biraz stres yaşaması normal karşılanır. Ancak bu stres süreklilik kazanarak, kişinin günlük faaliyetlerini olumsuz yönde etkileyecek kadar etkili olmaya başladığında, bu durum tıbbi destek de gerektirebilecek bir hastalık olarak değerlendirilebilir.

Hem fiziksel hem zihinsel belirtilerle ortaya çıkan anksiyete çoğunlukla yoğun endişe, korku ve gerginlik hissiyle ortaya çıkar ve kişinin günlük hayatının yanı sıra sosyal ve mesleki yaşamını da olumsuz yönde etkileyebilir. Anksiyete hakkındaki bu girişten sonra, bu rahatsızlığı daha iyi anlayabilmek için anksiyete türlerine ve belirtilerin neler olduğuna daha yakından bakalım.

Anksiyete (Kaygı Bozuklukları) Türleri Nelerdir?

Anksiyete bozukluğu farklı türleri ve bu türlere özgü belirtileri olan çok boyutlu bir sağlık sorunudur. Bu türleri anlamak, anksiyeteye yönelik kavrayışımızı derinleştirmemize yardımcı olabilir. Anksiyete bozukluklarının başlıca türlerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

  • Genel Anksiyete Bozukluğu (GAD): Kişinin sürekli olarak birçok konuda aşırı endişe duyması ve bu endişenin kontrol altına alınamaması şeklinde tarif edilebilecek anksiyete türüdür.
  • Panik Bozukluk: Bu anksiyete türü aniden ortaya çıkan, şiddetli korku ve huzursuzluk hissi ile kendini gösteren panik ataklarla karakterize edilir.
  • Sosyal Anksiyete Bozukluğu (Sosyal Fobi): Bu anksiyete türü ise sosyal ortamlarda ortaya çıkar ve özellikle başkaları tarafından yargılanma veya topluluk önünde küçük düşme korkusu ile tetiklenir.
  • Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB): Bu türden anksiyete kişinin sürekli tekrar eden düşünceler ve davranışlarla baş etmekte zorlanması şeklinde karakterize edilir.
  • Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB): Travmatik bir olayın ardından ortaya çıkan yoğun kaygı ve stres tepkileri ile karakterize edilir.
  • Spesifik Fobiler: Belirli bir nesne, durum veya olay ile tetiklenen ve bu karşılaşmalar sonrası ortaya çıkan aşırı korku ve kaçınma davranışlarıdır.

Her bir anksiyete türünün kendine özgü belirtileri ve tetikleyicileri olabilir. Bu türlerin doğru tanımlanması ve tedavi edilmesi, kişinin yaşam kalitesini artırmak için oldukça önemlidir.

Anksiyete Belirtileri Nelerdir?

Anksiyete belirtileri zihinsel ya da fiziksel düzeyde ortaya çıkabilir. Bu belirtiler kişiden kişiye değişiklik gösterebilse de yine de sıkça karşılaşılan bazı belirtileri sıralamak mümkün.

Zihinsel belirtiler, kişinin her an sanki kötü bir şey olacakmış gibi hissetmesi, odaklanma zorluğu yaşaması ve kontrol edemediği düşüncelerle boğuşması şeklinde ortaya çıkar. Bu durumdaki kişiler, bu kaygı duygusu nedeniyle günlük hayatını normal akışında sürdürme konusunda da sorun yaşar. 

Fiziksel belirtiler ise zihinsel süreçlerle ortaya çıkan anksiyetenin beden üzerindeki yansımalarını içerir. Sıklıkla karşılaşılan fiziksel belirtiler arasında kalp çarpıntısı, nefes darlığı, kas gerginliği ve titreme, mide bulantısı veya sindirim sorunları ve uyku problemlerini sayabiliriz.

Anksiyete ile Panik Atak Arasındaki Fark Nedir?

Anksiyete ve panik atak kavramlarının birbirinin yerine kullanıldığına siz de rast gelmiş olabilirsiniz ancak, benzerlikleri olsa da bu iki problem aslında birbirlerinden oldukça farklıdır. Basitçe ifade etmek gerekirse, daha uzun süren ve tekrar eden kaygı durumunu tarif etmek için anksiyete kavramını kullanırız. Panik atak ifadesi ise birden ortaya çıkan ve yoğun korku içeren durumları tarif etmek için uygundur. 

Bu iki problemi tanımak ve aralarındaki farkları anlamak doğru bir teşhis ve devamındaki tedavi için oldukça önemlidir. Örneğin panik ataktaki ayırt edici özelliklerden birinin bu durumun aniden ortaya çıkması ve oldukça belirgin bir korku içermesini söylemiştik. Bunların yanı sıra panik atakta korkuya eşlik eden şiddetli çarpıntı, nefes darlığı ve baş dönmesi gibi fiziksel belirtiler de söz konusudur. Aniden ortaya çıkan panik atak çok kısa bir süre içerisinde tepe noktasına ulaşır ve sonrasında yavaş yavaş ortadan kaybolur.

Anksiyete durumunda ise sürece yayılan bir kaygı görürüz.Panik ataktan farklı olarak bu durum uzun süreler devam eder ve bu nedenle de kişinin gündelik hayatını olumsuz yönde etkiler. Bu iki rahatsızlık arasında iki yönlü bir doğrudan nedensellik ilişkisi yoktur. Örneğin panik ataklar geçiren bir kişide anksiyete de görülebilir. Ancak anksiyete bozukluğu olan herkesin mutlaka panik atak bozukluğu olması gerekmez.

Anksiyete Krizine Ne İyi Gelir?

Anksiyete krizi, kişinin yoğun bir kaygı ve korku hissi yaşadığı, kontrolünü kaybetme duygusuyla baş başa kaldığı anlık bir durumdur. Bu krizler esnasında aşağıdaki yöntemler kişinin rahatlamasına yardımcı olabilir:

  • Nefes Egzersizleri Uygulamak: Derin ve yavaş nefes almak anksiyete krizi geçiren kişinin sakinleşmesine yardımcı olabilir. Nefes alırken burundan derin nefes alarak ağızdan yavaşça vermek, kalp atışlarını düzenler ve kişiye yeniden kontrol duygusu kazandırır.
  • Duyulara Odaklanmak: Duyusal farkındalık yöntemlerinin denenmesi, kriz geçiren kişinin dikkatini krizden uzaklaştırmasına yardımcı olur. Örneğin, kişinin çevresinde bulunan birkaç tane nesne seçmesi, bu nesneleri tanımlaması, fiziksel olarak onlara dokunması veya derin bir koku alarak o kokuya yoğunlaşması gibi egzersizler dikkati başka yönlere çekerek anksiyete krizinin yatışmasında yardımcı olabilir.
  • Kendi Kendine Telkin Vermek: Kriz anında kişinin kendisine içinde olduğu durumun geçici bir durum olduğunu hatırlatması veya “Şu anda güvendeyim” gibi cümlelerle kendisini zihnen sakinleştirmesi önemlidir. Olumlu düşünce telkinleri, krizi daha kolay atlatmayı sağlar.
  • Kas Gevşetme Teknikleri: Kasları sıkarak ve yavaşça gevşeterek uygulanan bu teknik, vücutta biriken gerginliği azaltır ve rahatlama sağlar.

Ancak elbette bu yukarıda sıraladığımız yöntemler geçici çözümlerdir ve sorunu kalıcı olarak çözme konusunda yetersizdir. Anksiyete krizlerinin sık yaşandığı durumlarda bir uzmana danışarak uzun vadeli çözüm aramak en doğru olandır.

Anksiyete Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Anksiyete tedavisinde farklı yöntemler kullanılabilir ve tercih edilecek tedavi kişinin ihtiyacına göre şekillenir. Psikoterapi, ilaç tedavisi ve yaşam tarzı değişiklikleri gibi yaklaşımlar anksiyete tedavisinde sıklıkla tercih edilen yöntemlerdir. Bu tedavilerin amacı, anksiyetenin belirtilerini hafifletmek, kişiye krizlerle başa çıkma becerisi kazandırmak ve günlük hayatında anksiyeteden daha az etkilenerek daha konforlu bir yaşam sürmesi konusunda destek olmaktır.

Anksiyete tedavisinde kullanılan başlıca yöntemleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

  • Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)
  • İlaç Tedavisi
  • Mindfulness ve Meditasyon Teknikleri
  • Fiziksel Aktivite ve Sağlıklı Beslenme

Kişinin tedavi sürecine aktif katılımı ve yaşam tarzında olumlu değişiklikler yapması, tedavinin başarısını artırabilir.

Anksiyete İlaçsız Tedavi Edilebilir mi?

Anksiyete tedavisinde kişinin anksiyetesi çok şiddetli anksiyete atakları ile devam ediyorsa, bu durumda ilaç tedavisi gerekebilir. Ancak hafif ve orta şiddetteki anksiyete ataklarında mutlaka ilaç kullanımı gerekmez. Böyle durumlarda psikoterapi, yaşam tarzı değişiklikleri ve meditasyon, yoga, nefes egzersizleri ve kas gevşetme teknikleri gibi doğal gevşeme yöntemleri tercih edilebilir.

Bu yöntemlerin yanı sıra, sağlıklı beslenme alışkanlıkları, kafein tüketiminin azaltılması, düzenli ve yeterli uyku ve düzenli egzersiz anksiyete belirtilerinin azaltılmasında önemli bir role sahiptir. Çok şiddetli olmayan anksiyete türlerinin bu türden yaşam tarzı değişiklikleri ve stres yönetme teknikleri ile kontrol altına alınması mümkündür.

Anksiyete Bozukluğu Olan Birine Nasıl Destek Olunur?

Anksiyete bozukluğu yaşayan kişilerin bu rahatsızlıkla baş etmesinde yukarıda bahsettiğimiz tedavi yöntemleri kadar çevrelerinden aldıkları desteğin de rolü vardır. Yakınlarından görecekleri bu türden bir destek, anksiyete bozukluğu olan kişilerin bu rahatsızlığı yönetme sürecinde önemli bir fark yaratabilir. Anksiyete rahatsızlığı olan kişilerle iletişim kurarken, doğru iletişim adına bu kişilerle empati kurulması, sabır gösterilmesi, bu kişilerin yargılanmaması, duygularının küçümsenmemesi ve topluluk önünde grurularının kırılmaması büyük önem taşır.

Anksiyete bozukluğu olan birine aşağıdaki adımları da içerecek şekilde destek olmak mümkündür:

  • Onu dinleyin ve anlamaya çalışın
  • Ona profesyonel destek almasını önerin
  • Empati kurun ve günlük yaşamına destek olun
  • Kriz anlarında sakin kalın, daha fazla panik olmasına neden olacak davranışlardan kaçının

Unutmayın, anksiyete bozukluğu yaşayan kişiler için destekleyici bir çevre büyük bir güç kaynağıdır. Onları anlamak, destek olmak ve doğru şekilde yönlendirmek kaygı bozukluğu olan kişilerin iyileşme sürecinde olumlu etkiler yaratabilir.

 

Üsküdar
Üsküdar hastanemiz ile iletişime geçin.
Bahçelievler
Bahçelievler hastanemiz ile iletişime geçin.
Kocaeli
Kocaeli hastanemiz ile iletişime geçin.
Çiftlikköy
Çiftlikköy hastanemiz ile iletişime geçin.
Yalova
Yalova hastanemiz ile iletişime geçin.
Başakşehir
Başakşehir tıp merkezimiz ile iletişime geçin.