Tahmini okuma süresi: 13 dakika 36 saniye
Anevrizma nedir? Anevrizma hakkında merak ettikleriniz
Anevrizma kelimesi günlük hayatta pek kullandığımız bir ifade değil. Anevrizmanın ne demek olduğu genellikle bir tetkik yaptırdıktan sonra sonuçlarda bu ifadeyi görmemizle aklımıza gelir. Damarlarla ilgili bu durum genellikle uzun süre fark edilmeden ilerleyebilir ve bu yüzden ne olduğunu, kimlerde görüldüğünü ve hangi belirtilerin önemsenmesi gerektiğini bilmek önemlidir.
Bu yazımızda anevrizmanın nasıl oluştuğunu, ne zaman anevrizmadan şüphelenmemiz gerektiğini, tanı ve tedavi seçenekleri ile tedavi sonrasında nelere dikkat edilmesi gerektiğini detaylıca açıkladık.
Anevrizma nedir sorusuna kısaca bir damarın duvarında oluşan zayıf bir noktanın zamanla dışa doğru genişlemesi durumudur diyebiliriz. Bu noktada damarları bir hortum gibi düşünürsek basınç hep içeriden gelir ve duvarın zayıf olan kısmı giderek esneyerek o bölgede dışarıya doğru bir baloncuk oluşmasına neden olur. Bu genişleme çoğu zaman yavaş ilerler ve kişi günlük yaşantısına sorunsuz bir şekilde devam eder.
Anevrizmalar uzun süre belirti vermeyebilir ve çoğu zaman başka bir nedenle çekilen tomografi ya da MR sırasında tesadüfen ortaya çıkar. Yani, anevrizma çoğu zaman ani başlayan bir hastalık değil, sessiz şekilde gelişen bir durumdur ve bu nedenle düzenli kontroller bazen düşündüğümüzden de değerlidir.
Sakküler anevrizma ne demek?
Damar içinden dışarıya doğru genişleyen bir baloncuk olarak tarif ettiğimiz anevrizmanın ne olduğundan bahsettikten sonra, şimdi de sakküler anevrizma ne demek, hangi durumlarda bu ifade kullanılır konusuna bakalım. Sakküler kelimesi anevrizmanın şeklini tarif eder. Beyin tabanındaki büyük damarların bir bölümünde küçük keseler oluşur ve buna da sakküler anevrizma denir.
Bu tip anevrizmalarda damarın tamamı genişlemez sadece belirli bir noktası dışarı doğru şişer. Damardaki bu şişmeler küçük olduklarında çoğu zaman fark edilmezler. Ancak büyüdüklerinde çevredeki dokulara baskı yapabilir veya takip gerektirebilir. Bu nedenle sakküler anevrizma söz konusu olduğunda boyutu ve yerleşimi dikkate alınarak doktorunuz tarafından düzenli takip edilmelidir.
Anevrizma neden olur?
Anevrizma neden olur sorusuna cevap verirken farklı faktörden bahsetmek gerekir. Bu durum genellikle damar duvarını zamanla zayıflatan birkaç etken bir araya geldiğinde oluşur. Damarlarımız esnek ve dayanıklı yapılar olsalar da sürekli yüksek basınca maruz kalmaları ya da yapısal olarak zayıf olmaları durumunda bazı bölgelerde genişleme oluşabilir.
En sık görülen nedenlerden biri uzun süreli yüksek tansiyondur. Damar içindeki basınç arttıkça zayıf noktalar daha kolay genişleyebilir. Bunun yanında sigara kullanımı damar duvarının yapısını bozarak riski artırabilir. Riski azaltmak adına yapılabilecek en doğru şeylerden biri kişinin kendisini zihnen sigarayı bırakma sürecine hazırlamasıdır.
Yaş ilerledikçe damar elastikiyetinin azalması da anevrizma oluşmasında etkilidir. Bazı kişilerde ise damar yapısı doğuştan daha hassas olabilir ve bu durum ilerleyen yıllarda anevrizma gelişimine zemin hazırlayabilir.
Anevrizma genetik midir? Anevrizma kimlerde görülür?
Anevrizma kalıtsal olmasa da bazı kişilerde damar duvarının yapısal durumu genetik açıdan daha hassas olabilir. Bu nedenle ailede anevrizma öyküsü bulunması riski tamamen belirlemese de dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Anevrizma görülme ihtimali ise bazı kişilerde daha yüksektir. Özellikle aşağıdaki durumları risk faktörü olarak değerlendirebiliriz:
- Birinci derece akrabalarda anevrizma öyküsü bulunması
- Uzun süreli yüksek tansiyon
- Sigara kullanımı
- Yaşlılık
- Damar sertliği
- Bağ dokusunu etkileyen genetik hastalıklar
Bu risk faktörlerinin bulunması mutlaka sizde de anevrizma gelişeceği anlamına gelmez. Ancak bu kişilerde düzenli kontroller ve damar sağlığını korumaya yönelik önlemler daha fazla önem taşır diyebiliriz.
Anevrizma belirtileri nelerdir?
Anevrizma sinsi ilerleyen bir hastalıktır. Bu nedenle damar duvarındaki genişleme genellikle yavaş gelişir ve küçük boyutlardayken günlük yaşamınızda herhangi bir rahatsızlık hissetmeyebilirsiniz.
Anevrizma belirtileri anevrizmanın bulunduğu bölgeye göre değişebilir. Ancak büyüyen anevrizma çevredeki dokulara baskı yapmaya başladığında bazı uyarı işaretleri ortaya çıkabilir. Özellikle beyin damarlarında ortaya çıkan anevrizmalar basınç etkisiyle sinirleri etkileyebilir ve daha ciddi belirtilerin görülmesine neden olabilir.
Dikkat edilmesi gereken belirtilerden başlıcalarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
- Nedeni açıklanamayan ve aniden başlayan şiddetli baş ağrısı
- Göz arkasında ağrı veya basınç hissi
- Görme bulanıklığı ya da çift görme
- Yüzde uyuşma veya bir tarafta güçsüzlük hissi
- Konuşmada zorlanma veya sersemlik hissi
- Karın veya göğüs bölgesinde nabız atması gibi bir his
- Sırt ya da karın bölgesinde nedeni açıklanamayan ağrı
Diğer taraftan, yukarıda sıraladığımız belirtilerin ortaya çıkması kişide mutlaka anevrizma olduğu anlamına gelmez. Ancak özellikle ani ve alışılmadık şekilde ortaya çıktıklarında bir uzmandan görüş almak önemlidir. Çok şiddetli baş ağrısı, zihin bulanıklığı veya bayılma gibi durumlar ise acil değerlendirme gerektirir.
Beyin anevrizması nedir?
Beyin anevrizması beyni besleyen damarlardan birinin duvarında oluşan zayıf bir noktanın zamanla baloncuk şeklinde genişlemesidir. Bu genişleme çoğunlukla damarların çatallandığı bölgelerde görülür. Çoğu kişi bu durumu fark etmeden yıllarca yaşayabilir. Çünkü küçük boyutlardaki anevrizmalar genellikle belirti oluşturmaz.
Beyin anevrizmalarında sorun anevrizmanın kendisinden çok büyüme ihtimalidir. Genişleyen damar komşu sinirlere baskı yapabilir ya da nadiren yırtılma riski oluşturabilir. Bu nedenle, beyin anevrizmaları çoğu zaman baş ağrısına neden olabilecek durumlar araştırılırken çekilen MR veya tomografide tesadüfen teşhis edilir.
Kalp anevrizma belirtileri nelerdir?
Kalp anevrizması genellikle kalp krizi sonrası kalp kasının zayıflayan bir bölümünde gelişen genişleme ile ilişkilidir. Kalp kasının bir kısmı hasar gördüğünde o bölge zamanla incelip dışa doğru genişleyebilir. Bu durum her zaman belirti vermese de durum ciddileştiğinde bazı belirtiler ortaya çıkabilir. Kalp anevrizma belirtileri şöyledir:
- Çabuk yorulma ve eforun azalmas
- Nefes darlığı
- Göğüs bölgesinde baskı veya rahatsızlık hissi
- Çarpıntı veya düzensiz kalp atışı
- Bacaklarda şişlik
- Nadiren pıhtı oluşumuna bağlı dolaşım sorunları
Yukarıda bahsettiğimiz belirtiler yalnızca kalp anevrizmasına özgü değildir. Birçok kalp hastalığında benzer şikayetler görülebilir. Bu nedenle özellikle kalp krizi öyküsü olan kişilerde ortaya çıkan yeni ya da artan şikayetlerin kardiyoloji doktoru tarafından değerlendirilmesi önemlidir.
Anevrizma nasıl teşhis edilir? Anevrizma tedavisi nasıl yapılır?
Anevrizma çoğu zaman muayene ile anlaşılmaz ve teşhis genellikle görüntüleme yöntemleriyle yapılır. MR, bilgisayarlı tomografi (BT) veya damar yapısını ayrıntılı gösteren anjiyografi gibi incelemeler sayesinde damarın yeri, boyutu ve yapısı net olarak görülebilir. Hangi tetkikin seçileceği ise doktor tarafından belirlenir.
Anevrizma tedavisi için tercih edilen yöntem ise her hastada aynı değildir. Küçük ve risk oluşturmayan anevrizmalar çoğu zaman düzenli takip ile izlenebilir. Ancak büyüme eğilimi gösteren ya da yırtılma riski yüksek görülen durumlarda tedavi planlanır. Uygulanabilecek yöntemleri ise şöyle sıralayabiliriz:
- Düzenli takip: Belirli aralıklarla görüntüleme yöntemleri kullanılarak anevrizmanın büyüyüp büyümediği kontrol edilir.
- Endovasküler tedavi (kapalı yöntem): Damarın içine girilerek anevrizma bölgesi özel materyallerle doldurulur veya kan akışını azaltacak şekilde kapatılır.
- Cerrahi tedavi: Uygun hastalarda anevrizma bölgesine özel bir klips yerleştirilerek baloncuk güvenli hale getirilebilir.
Tedavi kararı ise anevrizmanın bulunduğu yer, boyutu, hastanın yaşı ve genel sağlık durumu birlikte değerlendirilerek verilir. Amaç çoğu zaman mevcut durumu düzeltmekten çok olası bir yırtılma riskini önlemektir.
Sık Sorulan Sorular
Anevrizma tehlikeli midir?
Anevrizma her zaman acil tehlike oluşturan bir durum değildir. Küçük boyutlu ve büyüme göstermeyen anevrizmalar çoğu zaman yıllarca sorun yaratmadan takip edilebilir. Ancak anevrizmanın bulunduğu damar, boyutu ve büyüme hızı riski belirleyen en önemli faktörlerdir.
Özellikle beyin ve aort damarındaki büyük anevrizmalar yırtılma riski nedeniyle daha yakından izlenir. Bu nedenle anevrizmanın tehlikesi kişiye ve duruma göre değişir ve risk değerlendirmesi mutlaka doktor tarafından yapılmalıdır.
Anevrizma patlarsa ne olur?
Anevrizmanın yırtılması yani yaygın olarak ifade edildiği şekilde patlaması, damarın bulunduğu bölgeye göre ciddi sonuçlar doğurabilir. Beyin anevrizması yırtıldığında beyin kanaması gelişebilir ve bu durum ani, çok şiddetli baş ağrısı, bilinç kaybı veya nörolojik kayıplarla kendini gösterebilir. Aort anevrizması yırtılması ise iç kanamaya yol açarak hayati risk oluşturur. Bu nedenle anevrizma tanısı alan kişilerde düzenli takip ve risk kontrolü hayati önem taşır.
Anevrizma baş ağrısı yapar mı?
Anevrizma çoğu zaman belirti vermez ve baş ağrısı yapmaz. Ancak özellikle beyin anevrizmaları büyüyerek çevredeki sinirlere baskı yaptığında baş ağrısı görülebilir. Anevrizma yırtılması durumunda ise hastalar genellikle hayatlarının en şiddetli baş ağrısı olarak tarif ettikleri ani bir ağrı hissederler. Bu tür ani ve alışılmadık baş ağrıları acil değerlendirme gerektirir.
Anevrizma kendiliğinden geçer mi?
Anevrizma damar duvarındaki yapısal bir zayıflama sonucu oluştuğu için kendiliğinden kaybolan bir durum değildir. Küçük anevrizmalar stabil kalabilir ve uzun süre değişmeden takip edilebilir. Ancak tamamen yok olması beklenmez. Bu nedenle anevrizma tanısı konduğunda takip planına uyulması önemlidir.
Anevrizma ameliyatsız tedavi edilebilir mi?
Her anevrizma ameliyat gerektirmez. Küçük ve düşük riskli anevrizmalar düzenli görüntüleme ile takip edilebilir. Tedavi gerektiğinde ise çoğu hastada açık ameliyat yerine endovasküler yani kapalı yöntemler tercih edilebilir. Bu yöntemlerde damar içinden ilerlenerek anevrizma bölgesi kapatılır. Hangi yöntemin uygun olduğu anevrizmanın yerine ve yapısına göre belirlenir.
Anevrizmaya hangi bölüm bakar?
Anevrizmanın bulunduğu damara göre değerlendiren bölüm değişir. Beyin damarlarıyla ilgili anevrizmalarda nöroloji ve beyin cerrahisi, kalp ve büyük damar anevrizmalarında kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi bölümleri görev alır. Ani şiddetli baş ağrısı, bilinç değişikliği veya göğüs-karın ağrısı gibi durumlarda ise doğrudan acil servise başvurulmalıdır.
Anevrizma için hangi doktora gidilir?
Anevrizma damarlarla ilgili bir durum olduğu için beyin damarlarıyla ilgili şüphelerde nöroloji, kalp ve büyük damarlarla ilgili durumlarda ise kardiyoloji bölümü doktorları değerlendirme yapabilir. Diğer yandan ani ve çok şiddetli baş ağrısı, bilinç bulanıklığı, konuşma bozukluğu ya da bayılma gibi belirtiler varsa beklemeden acil servise başvurmak en doğru tercihtir.
Beyin anevrizma ameliyatı sonrası yaşam nasıl olmalı?
Beyin anevrizma ameliyatı sonrası yaşam iyileşme sürecinin en dikkat edilmesi gereken kısmıdır. Amaç yalnızca ameliyatın atlatılması değil damarların korunması ve tekrar risk oluşturabilecek durumların önlenmesidir. Bu süreç kişiden kişiye değişse de günlük yaşamda bazı alışkanlıklara dikkat etmemiz iyileşmeyi hızlandırır. Ameliyat sonrası dönemde dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıralayabiliriz:
- İlk haftalarda ağır kaldırmaktan ve zorlayıcı hareketlerden kaçınmak
- Tansiyon takibini ihmal etmemek
- Sigara ve alkol kullanımından uzak durmak
- Doktorun önerdiği ilaçları düzenli kullanmak
- Yeterli uyku ve dinlenmeye özen göstermek
- Yüksek efor gerektiren sporlar yerine hafif yürüyüşler yapmak
Düzenli takip ve hayat tarzında yapılacak değişiklikler çoğu hastanın günlük hayatına güvenle dönmesine yardımcı olmaktadır.

EN
FR
ES
RU
RO