Tahmini okuma süresi: 9 dakika 55 saniye
Deliryum nedir?
Deliryumu temel olarak kişinin zihinsel yeteneklerinde aniden ortaya çıkan ciddi bozukluklar ve karışıklıklar şeklinde tarif edebiliriz. Beyin fonksiyonlarındaki bu gerileme ve bozukluklar odaklanma sorunu, dikkat bozukluğu, hafıza sorunu, hareketsiz olan nesnelerin yer ve şekil değiştirdiğini görme gibi sorunlardan kişinin yakınlarını bile tanıyamadığı durumlara kadar çeşitli değişiklikleri içerebilir.
Aniden ortaya çıkabilen deliryum genellikle geçici bir durum olarak bilinir. Deliryumun ortaya çıkmasına neden olan problem ortadan kalktığında deliryum semptomları da kaybolmaya başlar. Yaşlılarda, özellikle de hastanede yatan 65 yaş üstü kişilerde görülme oranı daha genç kişilere oranla daha yüksektir. Ancak bu deliryumun gençlerde görülmediği anlamına gelmez.
Deliryum nadir karşılaşılan bir sorun olmamasına rağmen toplumun bu konudaki farkındalık düzeyi yeterince yüksek değildir. Kişiler bu hastalıkla ilgili farkındalıklarını artırarak semptomları erken fark edebilirler. Her sağlık sorununda olduğu gibi deliryumda da belirtilerin erken fark edilmesi ve sağlık kuruluşlarından destek alınması erken müdahale için oldukça önemlidir.
Deliryumun türleri nelerdir?
Yersiz öfkelenme, nerede olduğunun farkında olmama, huzursuzluk hali, kayıtsızlık hali, hayali nesneler görme gibi birbirinden oldukça farklı belirtileri bulunabilen deliryumun türlerinin neler olduğu sorusunun cevabı bu farklılıkların nedenine dair fikir yürütmenize yardımcı olabilir.
Deliryumun üç farklı türü bulunmaktadır. Bu türler kişinin aktivite ve uyanıklık düzeyine göre ayırt edilir. Deliryumun bu alt türlerini anlamak, durumu tanımaya ve erken müdahale için doğru adımları atmaya yardımcı olur.
- Hiperaktif deliryum: Bu türün etkili olduğu kişiler huzursuz hale gelir. Özellikle hızlı ruh hali değişiklikleri ve halüsinasyonlar sergileyebilmektedirler. El veya kollarındaki IV hatlarını çıkarmaya veya hastane yatağından kalkmaya çalışabilirler. Bu durumdaki kişiler saldırganlaşabilecekleri için, kendileri ve çevreleri için güvenliklerine ekstra özen gösterilmesi önemlidir.
- Hipoaktif deliryum: Belirtiler daha sakin özellikte olduğu için, bu türün etkili olduğu kişilerin fark edilmesi biraz daha daha zor olabilir. Kişi uykulu, halsiz, alışılmadık derecede sessiz görünebilir ve içe kapanabilir. Rahatsız edici olmadıkları için, bu tür deliryum özellikle hastane ortamında fark edilmeyebilir.
- Karışık deliryum: Bu türde, kişi hiperaktif ve hipoaktif semptomlar arasında geçiş yapar. Birinden diğerine geçiş çok hızlı olabilir. Bir an heyecanlı, bir an sonra uyuşuk olabilirler. Dikkatle takip edilmemesi halinde bu geçişler tanının netleştirilmesini zorlaştırabilir.
Deliryumun demanstan farkı nedir?
Deliryum ve demans, her ikisi de zihinsel işlevleri etkileyen durumlardır, ancak başlangıcı, süresi ve tedavisi açısından önemli farklılıklar gösterir. Deliryum, genellikle saatler veya günler içinde ani bir şekilde başlar ve altta yatan neden tedavi edilirse genellikle düzelme sağlanır. Buna karşılık, demans, genellikle aylar veya yıllar içinde gelişen, kademeli ve ilerleyici bir bilişsel yetenek kaybıdır ve genellikle bilişsel kayıpların geri kazanımı söz konusu olmaz.
Bir diğer önemli fark, dikkat ve farkındalıkta yatmaktadır. Deliryumda, kişinin dikkati ciddi şekilde bozulur ve bilinç kaybı yaşayabilir. Demansta ise dikkat, geç aşamalara kadar nispeten korunur. Deliryum ayrıca gün boyunca dalgalanma eğilimindeyken, demansın belirtileri daha tutarlıdır.
Deliryum nedenleri nelerdir?
Deliryum, basit bir ifadeyle, beyin ilişkili bilişsel süreçlerde ortaya çıkan işlevsizlik veya karışıklıktır. Bilişsel süreçlerin komuta merkezi olan beyinde bu süreçlerin askıya alınması çeşitli faktörlerden kaynaklanabilir. Çoğunlukla 65 yaş üstü ve altta yatan hastalıkları bulunan kişilerde ortaya çıkan deliryum farklı yaş gruplarında da ortaya çıkabilmektedir.
Deliryumu tetikleyebilecek faktörlerden en yaygın olanları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
- Yaşlılık
- İdrar yolu enfeksiyonları, zatürre veya sepsis (özellikle yaşlı hastalarda)
- Yatıştırıcılar, uyku ilaçları, ağrı kesiciler veya antikolinerjik etkileri olan bazı ilaçlar
- Dehidrasyon, düşük sodyum veya düşük kan şekeri gibi metabolik dengesizlikler
- Alkol veya uyuşturucu benzeri bağımlılıkları olan kişilerde bu maddelerden yoksun kalma
- Tanıdık olmayan bir ortamda bulunmak, ameliyat olmak veya anestezi almak
- Demans, inme veya kafa travması benzeri altta yatan beyin ilişkili rahatsızlıklar
- Ciddi düzeydeki uyku eksikliği
- Kafa travması
- Oksijen seviyelerinde azalma
- Zehirlenme
Deliryum belirtileri nelerdir?
Deliryum belirtileri deliryum türüne ve kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterebilir, ancak genellikle zihinsel durum, dikkat ve algıda ani değişiklikler şeklinde ortaya çıkar. Yine deliryumun tipine bağlı olarak, belirtiler gün içinde değişebilir, bazen birkaç saat içinde kaybolup tekrar ortaya çıkabilir.
Bazı önemli belirtiler şunlardır:
- Ani kafa karışıklığı veya oryantasyon bozukluğu
- Odaklanma veya dikkatini değiştirme güçlüğü
- Düzensiz düşünme veya tutarsız konuşma
- Halüsinasyonlar veya sanrılar
- Huzursuzluk, ajitasyon veya letarji
- Ani öfkelenme, saldırganlık
- Uyku bozuklukları veya tersine dönmüş uyku-uyanma döngüleri
- Korku, endişe veya depresyon gibi duygusal değişiklikler
Deliryum genellikle acil müdahale gerektiren ciddi bir altta yatan durumu işaret ettiğinden, bu belirtileri erken tanımak çok önemlidir.
Deliryum nasıl teşhis edilir?
Deliryumun teşhisi tek başına mümkün kılan bir test ya da görüntüleme sistemi yoktur. Teşhis süreci öncelikle hastanın zihinsel durumunun ve tıbbi geçmişinin dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi ile başlar. Deliryuma neden olabilecek faktörlerin göz önünde bulundurularak araştırılması önemlidir.
Hastalığın belirtileri diğer psikiyatrik veya nörolojik bozuklukları taklit edebildiği için, sağlık hizmeti sağlayıcıları genellikle yapılandırılmış değerlendirmelere ve klinik gözlemlere güvenir. Deliryumu doğrulayan tek bir test olmadığı için teşhis öncelikle kliniktir.
Doktorlar teşhis aşamasında genellikle aşağıdaki yöntemlerin bir kombinasyonunu izlerler:
- Dikkat, hafıza ve farkındalığı değerlendirmek için zihinsel durum muayeneleri
- İlaç kullanımı ve son tıbbi olayların gözden geçirilmesi
- Fiziksel ve nörolojik muayeneler
- Altta yatan nedenleri belirlemek için kan testleri, görüntüleme veya diğer tetkikler
- Yapılandırılmış kriterlerle deliryumu tanımlamaya yardımcı olan Confusion Assessment Method (CAM) gibi tanı araçlarının kullanılması
Tıbbi tetkikler, deliryumu demans veya depresyon gibi diğer durumlardan ayırmak için çok önemlidir. Deliryum bu hastalıklarla bazı benzer özellikler gösterse de bu hastalıklardan oldukça farklıdır ve deliryum özelinde planlanmış bir tedavi yaklaşımını gerektirir.
Deliryum nasıl tedavi edilir?
Deliryum tedavisi, altta yatan nedenin belirlenmesi ve giderilmesine odaklanır. Deliryumu tetikleyebilen enfeksiyon, ilaç reaksiyonu, ciddi uykusuzluk sorunu veya dehidrasyon gibi temel sorunlar giderildikten sonra deliryum genellikle önemli ölçüde düzelir. Komplikasyonları ve uzun vadeli sonuçları önlemek için erken müdahale çok önemlidir.
Tedavi stratejileri şunları içerir:
- Tıbbi tedavi: Enfeksiyonların düzeltilmesi, elektrolit dengesinin yeniden sağlanması veya gerektiğinde hastanın aldığı ilaçların yeniden ayarlanması.
- Destekleyici bakım: Yeterli sıvı alımı, beslenme ve sakin bir ortam sağlanması, kafa karışıklığını azaltmaya yardımcı olur.
- İzleme ve güvenlik: Kişiyi gözlemleyerek gereksiz uyarıldığı etkenleri sınırlamak ve böylece kişinin düşmesinin veya kendine zarar vermesinin önüne geçmek.
- İlaç dışı müdahaleler: Saatler, takvimler, tanıdık nesneler ve aile ziyaretleri gibi yeniden oryantasyon teknikleri yardımcı olabilir.
- İlaç (gerekirse): Bazı durumlarda, şiddetli ajitasyonu kontrol altına almak için düşük dozda antipsikotik ilaçlar kullanılabilir, ancak bu sadece sıkı tıbbi gözetim altında yapılmalıdır.
Deliryum önlenebilir mi?
Deliryum riskini azaltmak için atılabilecek bazı adımlar olsa da bu hastalığın tüm türlerinin tamamen önlenmesi mümkün değildir. Bu durum ağır hasta veya yaşlı hastalarda özellikle böyledir. Ancak proaktif bakım ve ek tedbirlerle birçok vaka önlenebilir. Önleme, bilinen risk faktörlerini en aza indirmeye ve kişinin sağlığı ve çevresinde istikrarı korumaya odaklanır.
Deliryum riskini azaltmaya yardımcı olabilecek adımlar şunlardır:
- Kişinin yeterli su tüketmesi ve sıvı açısından zengin gıdalarla beslenmesi
- Gereksiz ilaç kullanımından, özellikle beyni etkileyen ilaçlardan kaçınmak
- Düzenli hareket ve egzersiz
- Duyusal karışıklığı azaltmak için gerekirse gözlük veya işitme cihazı kullanımı
- Özellikle hastanelerde yatan hastalar için tanıdık ve güven verici bir ortam yaratmak
- İyi uyku hijyeni teşvik etmek ve gece rahatsızlıklarını en aza indirmek
Bu basit ama etkili önlemler, özellikle yüksek risk gruplarında deliryumun görülme sıklığını ve şiddetini önemli ölçüde azaltabilir.