Tahmini okuma süresi: 7 dakika 17 saniye
Atriyal septal defekt (ASD) nedir?
Tıbbi literatürde konjenital kalp defekti veya kardiyak ASD olarak bilinen atriyal septal defek doğuştan gelen bir rahatsızlıktır. Tedavisi olan bir hastalık olan ASD tedavi edilmemesi halinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Peki, atriyal septal defek tam olarak nedir?
Kalpte dört odacık bulunur. Bu odacıklardan kalbin sağında ve solunda bulunanlara atrium denilir. Bu iki atrium ortadan septum adını verdiğimiz bir bölme ile ayrılır. Ancak bazı durumlarda septum adını verdiğimiz bu bölmede delik bulunur. Bu iki odacık arasında bir delik bulunması, sol atriyumdan gelen oksijen açısından zengin kan ile sağ atriyumdaki oksijen açısından fakir kanın birbirine karışmasına neden olur. Bu karışım ise kalp içindeki kanın normal akışını bozar.
ASD’lerin boyutu değişebilir ve özellikle delik küçükse yıllarca fark edilmeyebilir. Ancak daha büyük boyutlu ASD’ler tedavi edilmezse zamanla daha belirgin semptomlara ve komplikasyonlara yol açabilir. Bu nedenle semptomların ortaya çıkması halinde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna gitmek oldukça önemlidir. Doğru teşhis ve tedavi hayat kurtarabilir.
Atriyal septal defekt (ASD) neden olur?
ASD sebebi tam olarak bilinen bir hastalık değildir. Hastalığın ortaya çıkmasında genetik ve bir takım çevresel koşulların rol oynadığı düşünülmektedir. Doğuştan gelen bir hastalık olan ASD gebeliğin erken dönemlerinde bebeğin kalbinin gelişimindeki anormallikle ortaya çıkar. Kalpteki bu anormal gelişimin neden kaynaklandığı bilinmiyorsa da bilim insanlarının bu konuda bazı tahminleri bulunmaktadır. Bu olası etkenler arasında genetik etkiler, kromozom anomalileri (Down sendromu gibi), hamilelik sırasında annenin sigara ve/veya alkol kullanımı ve kontrolsüz diyabet gibi çevresel faktörler sıralanabilir.
ASD’nin erken aşamalarda genellikle hiçbir belirti olmaz. Hastalığın bu şekilde belirtisiz ilerlemesi durumun fark edilmesini geciktirerek teşhisin geç konulmasına neden olabilmektedir. ASD’nin teşhisi için ekokardiyografi yöntemi kullanılır. Teşhis sonrası tedavi konusuna ilerleyen başlıklarda ayrıca değineceğiz.
Atriyal septal defekt (ASD) kalbi nasıl etkiler?
ASD basitçe ifade etmek gerekirse kalpteki sağ ve sol odacıklar arasında oluşan bir deliktir. Bu deliğin ne kadar büyük olduğu ASD’nin kalp üzerindeki etkisini de o ölçüde etkileyebilir. Bunun nedeni iki odacık arasında oluşmuş olan delikten oksijenli ve oksijensiz kanın birbirine karışmasıdır. Deliğin küçük olduğu durumlarda bu durum ciddi bir sorun yaratmayabilir. Hatta bu delik kendiliğinden kapanabilir. Ancak daha büyük boyutlardaki deliklerde önemli miktarlarda oksijen açısından zengin kan sol atriyumdan sağ atriyuma geçebilir. Bu ise akciğerlere akan kan hacminde artışa ve kalbin sağ tarafına normalin üstünde yük binmesine neden olur. Zaman içinde bu durum sağ kalp büyümesi, pulmoner hipertansiyon, anormal kalp ritimleri ve hatta kusur tedavi edilmezse kalp yetmezliği gibi komplikasyonlara yol açabilir.
Atriyal septal defekt belirtileri nelerdir?
İki odacık arasında bulunan delik bebek anne karnındayken ya da doğumdan bir süre sonra kendiliğinden kapanabilir. ASD boyutu küçük olan kişilerde yıllarca hiçbir belirti görülmeyebilir. Deliğin kapanmadığı durumlarda kalpten akciğere giden kan akışı arttığı için bu artan hacim akciğerdeki damarları zorlayarak zarar verebilir.
Belirtiler ortaya çıktığında ise defektin boyutuna göre belirtilerde farklılıklar olabilir. Ancak yaygın belirtileri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
- Fiziksel aktivite sırasında nefes darlığı
- Çabuk yorulma
- Kalp çarpıntısı veya düzensiz kalp atışları
- Çocuklarda sık solunum yolu enfeksiyonları
- Bacaklarda, ayaklarda veya karın bölgesinde şişlik (ileri vakalarda)
- Felç (nadir vakalarda, kan pıhtılarının akciğerleri atlayarak beyne ulaşması nedeniyle)
Bu belirtiler zamanla yavaşça gelişebilir, bu nedenle özellikle kalp üfürümü olduğu bilinen veya ailede doğuştan kalp kusuru öyküsü olan kişilerde düzenli kontroller önemlidir.
Atriyal septal defekt (ASD) nasıl teşhis edilir?
ASD’ler kişi fark etmeksizin ve herhangi bir belirti görülmeksizin yıllarca var olabilir. Bu nedenle erken teşhis edilmesi her zaman çok kolay olmayabilir. ASD’nin varlığından genellikle doktorun rutin kontroller sırasında sıra dışı bir kalp sesi duymasıyla şüphelenilir.
Doktor şüphesini doğrulamak için bazı testler yapabilir. Bu testleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
- Ekokardiyogram (Eko): Ses dalgalarını kullanarak kalbin görüntülerini oluşturmak ve kusurun boyutunu ve yerini göstermek için kullanılan en yaygın ve güvenilir testtir.
- Elektrokardiyogram (EKG): Kalbin elektriksel aktivitesini ölçer ve ASD’nin neden olduğu düzensiz ritimleri tespit edebilir.
- Göğüs röntgeni: Kalp büyümesi veya akciğerlerde kan akışında artış olduğunu ortaya çıkarabilir.
- Kalp MRG veya BT taraması: Daha ayrıntılı görüntüler elde etmek için bazen kullanılır.
- Kalp kateterizasyonu: Günümüzde daha karmaşık vakalarda tanı için nadiren kullanılan daha invaziv bir testtir.
ASD’nin erken teşhisi, özellikle komplikasyonlar ortaya çıkmadan önce daha zamanında ve etkili tedaviye olanak tanır.
Atriyal septal defekt kendiliğinden düzelir mi?
Atriyal septal defektin kendi kendine iyileşmesi deliğin boyutuna ve kişinin yaşına bağlı olarak değişebilir. Anne karnında veya doğum sonrası bu deliklerin kapanabildiğinden daha önce bahsetmiştik. Benzer şekilde küçük boyutlu ASD’lerin yaygın türü olan sekundum ASD’ler genellikle bebeklik veya çocukluğun ilk yıllarında kendiliğinden kapanır. Ancak orta veya daha büyük boyutlarda olan ASD’lerin kendiliğinden düzelmesi pek görülmez. Bu türden atriyal septal defektin tıbbi tedavi veya cerrahi müdahale ile kontrol altına alınması ve tedavi edilmesi gerekir. Böyle durumlarda uzun vadede ortaya çıkabilecek komplikasyonları önlemek için hastanın bir kardiyolog tarafından düzenli olarak izlenmesi oldukça önemlidir.
Atriyal septal defekt (ASD) tedavisi nasıldır?
ASD tedavisi, septumdaki deliğin büyüklüğüne, semptomların varlığına ve kalbin zorlanıp zorlanmadığına bağlı olarak planlanır. Tedavi düzenli izleme ile birlikte ilaç tedavisi, cerrahi müdahale veya kateterle kapatma gibi adımları içerebilir.
Atriyal septal defekt tedavisinde başvurulan yaklaşımları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
- İzleme: Belirtisi olmayan küçük ASD’lerde düzenli takip yeterli olabilir.
- İlaç tedavisi: İlaçlar kusuru kapatamaz, ancak semptomları yönetmeye veya aritmi veya kalp yetmezliği gibi komplikasyon riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
- Kateterle kapatma: Birçok sekundum ASD, minimal invaziv bir işlemle kapatılabilir. Bir cihaz kateter yoluyla kalbe yerleştirilir ve deliği kapatır. Bu seçeneğin iyileşme süresi nispeten kısadır.
- Cerrahi onarım: Daha büyük veya daha karmaşık ASD’lerde, açıklığı dikmek veya yamalamak için açık kalp cerrahisi gerekebilir. Bu yöntem, özellikle çocukluk veya erken yetişkinlik döneminde uygulandığında oldukça etkili ve genellikle güvenlidir.
Tedavi sonrası çoğu kişi normal ve sağlıklı bir yaşam sürebilmektedir. Ancak bu kişilerin yine de bir kardiyolog tarafından ömür boyu takip edilmeleri önemlidir.

EN
FR
ES
RU
RO