Rinoplasti

Burun Estetiği Kimlere Yapılır?

Burnumuz yüzümüzün merkezindedir ve aynada kendimize baktığımızda ilk dikkatimizi çeken alanlardan biridir. Bu nedenle burnumuzun güzel ve estetik görünmesini istememiz son derece normaldir. Ancak elbette ameliyatın herkes için uygun olduğunu söylemek doğru olmaz. Rinoplasti için uygun bir aday olabilmemiz için başlıca koşulları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

  • Sağlık durumumuz: Öncelikle ciddi bir sağlık sorunumuzun olmaması gerekiyor. Şeker hastalığı, kalp hastalığı, ciğerlerimizle ilgili sorunlar ya da kanama bozuklukları gibi sağlık sorunlarımız varsa bunlar hakkında ameliyat öncesinde mutlaka doktorumuzu bilgilendirmeliyiz.

Mümkünse cerrahımızla görüşmeye gelirken, kullandığımız bütün ilaçların ve vitaminlerin eksiksiz bir listesini da getirmeliyiz.

Düzenli kullanmamış olsak da son iki hafta içerisinde kullandığımız herhangi bir ilaç varsa, bunun bilgisini de cerrahımızla mutlaka paylaşmalıyız.

  • Rinoplasti yaş sınırı: Burun kemiklerimizin ve kıkırdaklarımızın tamamen gelişmiş olması gerekir. Bu nedenle 18 yaşından küçük olan ve ergenlik döneminde olan gençlerin ameliyat olmalarını önermiyoruz.
  • Gebelik veya emzirme: Hamile olmamamız veya bebek emzirmiyor olmamız gerekir. Ameliyat öncesi anestezi verileceği için bu koşul esasen pek çok ameliyat için geçerlidir. Anestezi ile ortaya çıkabilecek yan etkilerden korunmak adına ameliyatı hamilelik ve emzirme süreçlerimiz tamamlandıktan sonra gündeme almalıyız.
  • Rinoplasti sonrası sigara: Sigara içmiyor olmalıyız ya da sigara içilmemesi gereken süre kuralına uyabilecek durumda olmalıyız. Sigara içtiğimizde kan basıncımız yükselir ve iyileşme sürecimiz de önemli ölçüde yavaşlar. Bu nedenle sigara ile ilgili kural son derece önemlidir.
  • Gerçekçi beklentiler: Ameliyatla yapılabileceklerin sınırları olduğunu bilmeliyiz. Bu nedenle ameliyat sonuçlarına ilişkin gerçekçi ve makul beklentilerimiz olmalı.

Burun Estetiği Yöntemleri Nelerdir?

 

Burun estetiği yöntemleri düşünüldüğünde bunlar arasından her hasta için geçerli tek bir “en iyi yöntem” yoktur. Burnumuzun yapısı, estetik beklentimiz, ilave bir solunum problemimizin olup olmadığı, daha önce burun ameliyatı olup olmadığımıza bağlı olarak sorunun cevabı değişebilir.

Aktif International Hastanelerinde bu süreçte nasıl ilerlediğimizden biraz bahsedelim. Cerrahlarımız öncelikle bizleri muayene eder ve beklentilerimizin ne olduğunu tam olarak anlarlar. Daha sonra uygulanabilecek olan rinoplasti teknikleri ile ilgili detaylı bilgi sahibi olmamızı sağlarlar. Böylece son aşamada ameliyatımızın nasıl yapılacağı, rinoplasti iyileşme süreci ve sonuçla ilgili bilgi sahibi olmuş oluruz. Ameliyat tekniği netleştikten sonra ise detaylı tahlillerin yapılması ile birlikte ameliyat sürecimiz başlamış olur.

Ameliyatımızda kullanılabilecek olası yöntemleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

Kapalı rinoplasti

 Kapalı rinoplasti nasıl yapılır? Bu rinoplasti tekniğinde sadece burun içindeki kesiler kullanılarak ameliyat yapılır ve dışarıdan ayrıca bir kesi izi oluşturulmaz. Bu teknik burun ucu ya da çok minimal estetik dokunuş gerektiren durumlarda tercih edilebilir. Burun kemik ve kıkırdaklarında büyük değişiklikler yapılması gereken durumlar için kapalı rinoplasti uygun değildir çünkü cerrahın ulaşabildiği alan sınırlıdır. Kapalı rinoplastide cerrahımız daha sınırlı bir alanda çalıştığı için, burnun geri kalanı ameliyattan çok fazla etkilenmez ve ameliyat sonrasında iyileşme de daha hızlı olur.

Açık rinoplasti

Burun estetiği ameliyatının en geleneksel yöntemlerinden biridir. Açık rinoplasti yönteminde burun yapısının açıkça görülebilen kısımlarına erişim sağlanır ve bu sayede daha kapsamlı bir cerrahi müdahale yapılabilir. Açık ve kapalı rinoplasti farkı da esasen buradadır. Açık rinoplastide kesiler burun delikleri içinden yapılanlara ilave olarak bir de dışından, burun ucu altında çok küçük bir kesi ile yapılır. Bu kesi cerrahın burun derisinin altında çalışmasına ve burun kıkırdak ve kemiklerine erişmesine olanak tanır. Ameliyatla müdahale edilen alan daha geniş olduğu için, bu tekniğin kullanıldığı ameliyatlarda iyileşme süreci de görece daha uzundur.

Mikromotor yöntemi

 Bu teknik, burun kemiklerini şekillendirmek ve burun estetiği ameliyatlarında hassas bir yaklaşım sağlamak için kullanılan bir alet olan mikromotor kullanımını içerir. Mikromotor, küçük bir el aletidir ve yüksek hızda dönen bir bıçağa sahiptir. Bu bıçak, burun kemiklerini şekillendirmek için kullanılır. Mikromotor yöntemi, burun estetiği ameliyatları sırasında burun kemiklerini hassas bir şekilde biçimlendirmeye olanak tanır.

Piezo  burun estetiği nedir?

Piezo rinoplasti, ultrasonik titreşimler kullanılarak burun kemiklerinin kesilmesi ve şekillendirilmesi için kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntem, geleneksel yöntemlere göre çok daha hassas ve daha az travmatiktir. Piezo yöntemi, burun kemiğinin kesilmesi için yaygın olarak kullanılan bir yöntem olan osteotomi için de kullanılabilir. Piezo burun estetiği, burun kemiklerinin daha hassas bir şekilde kesilmesine ve şekillendirilmesine olanak tanırken, aynı zamanda daha az hasar ve şişlikle sonuçlanır.

 Revizyon burun ameliyatı

Revizyon burun ameliyatı, daha önce yapılmış bir burun estetiği ameliyatının sonrasında, burunda meydana gelen deformitelerin, fonksiyonel sorunların veya estetik sonuçların düzeltilmesi için yapılan bir ameliyat türüdür. Bu ameliyat ile burun şeklini ve boyutunu değiştirmek, burun deliklerini düzeltmek, burun kemiklerini yeniden şekillendirmek ve burun fonksiyonlarını iyileştirmek mümkündür. Revizyon burun estetiği ameliyatının nasıl yapılacağı, öncelikle önceki burun estetiği ameliyatında hangi tekniklerin kullanıldığına, ne tür sorunların meydana geldiğine ve burunun mevcut durumuna bağlıdır. Örneğin bir önceki ameliyatta burunda yeterli miktarda kıkırdak kalmadıysa ya da kalan kıkırdak kullanılabilecek durumda değilse kulaktan ya da kaburgadan kıkırdak alınması gerekebilir.

Dolgu maddeleri ile ameliyatsız burun estetiği

 Dermal dolgu maddeleri, burun estetiği için kullanılan alternatif bir yöntemdir ve ameliyatsız burun estetiği seçeneği sunar. Bu işlem hiyalüronik asit veya kalsiyum hidroksiapatit gibi enjekte edilebilir dolgu maddeleri kullanılarak gerçekleştirilir. Burun şeklinde ve boyutunda küçük değişiklikler yapmak için kullanılan bu yöntem, burun estetiği ameliyatına kıyasla çok daha az müdahale içerdiği için iyileşme süresi de çok kısadır.

Ancak ameliyatsız burun dolgusu kalıcı bir çözüm değildir. Bu nedenle, kalıcı bir değişiklik istiyorsak cerrahi burun estetiği tekniklerini düşünmemiz daha uygun olacaktır.

Açık ve Kapalı Rinoplasti Farkı

Burnu yeniden şekillendirmek için kullanılabilecek temel olarak iki farklı yaklaşım vardır: açık rinoplasti ve kapalı rinoplasti. Her iki yöntemin de artıları ve eksileri vardır ve elde etmek istediğimiz sonuca göre bu iki yöntemden bir tanesini tercih edebiliriz.

Kapalı rinoplasti ameliyatında kesiler tamamen burun deliklerimizin içinden yapılır. Yani dışarıdan hiçbir kesi işlemi yapılmaz. Bu ameliyatta burun içerisinden yapılan kesiler dışarıdan bir kesi ile birleştirilmediği için cerrahın ulaşabildiği alan sınırlıdır ve bütün ameliyat burun delikleri içerisinden yapılan kesiler el verdiği ölçüde yapılır. Bu yöntemi burun şeklinde minimal değişiklikler istediğimiz veya sadece burun ucumuzda değişiklik istediğimiz tipplasti ameliyatlarında tercih edebiliriz. Kapalı rinoplastide burna çok fazla müdahale edilemediği için iyileşme süresi açık rinoplasti ameliyatına kıyasla çok daha hızlıdır.

Açık rinoplasti ameliyatında ise burun içinden yapılan kesiler transkolumellar kesi denilen ilave bir kesi ile birleştirilir. Transkolumellar kesinin burun içindeki kesilerle birleştirilmesi ile burun derisi neredeyse tamamen kaldırılır ve oldukça büyük bir alana erişim sağlanmış olur. Böyle cerrah hem burun kemiğine hem de kıkırdaklara müdahale edebilir. Burun şeklimizde istediğimiz sonuç için daha büyük bir alana erişim gerekiyorsa, açık rinoplasti yöntemini tercih edebiliriz.

Rinoplasti Septoplasti Farkı

Her ne kadar kimi zaman bu iki ayrı işlem tek seferde aynı ameliyatta yapılabilse de rinoplasti ve septoplasti yapılma amaçları çok farklı olan iki ayrı ameliyattır.

Rinoplasti burnumuzun dışarıdan bakıldığında görülen kısmındaki şekil bozukluklarına odaklanır. Bu ameliyat burnumuzun şeklinden memnun olmamamız halinde, özellikle kemerli burun yapısı, burnumuzun yüzümüze oranla büyük ya da küçük olması, burnumuzun çöküntülü ya da eğri olması gibi durumlarda tercih edebileceğimiz estetik bir ameliyattır. Ancak estetik görünüm her zaman tek gerekçe olmayabilir. Kimi zaman sağlık sorunlarımız nedeniyle de rinoplasti yaptırmak isteyebiliriz. Örneğin burun deliklerimiz küçük olduğu için rahat solunum alamıyor olabiliriz. Böyle bir durumda estetik görünen bir sorun aynı zamanda sağlık problemi yaratmaktadır. Dolayısıyla daha iyi ve rahat solunum almak için rinoplasti yaptırmayı düşünebiliriz.

Septoplasti ise estetik bir problemin giderilmesinden ziyade, burnumuzun içyapısında bulunan bozuklukların neden olduğu sağlık problemlerinin çözümüne odaklanır. Örneğin burun tıkanıklığı, horlama, tekrar eden burun kanamaları ve ağzı açık uyuma gibi sağlık problemleri septum dediğimiz, burun deliklerimizi birbirinden ayıran, kıkırdak ve ince bir kemikten oluşan bölmedeki eğrilik nedeniyle ortaya çıkar. Septumdaki bu eğrilik septum deviasyonu olarak adlandırılır ve septoplasti ameliyatı ile düzeltilebilir. Ancak hazır burun açılmışken, eğer burun şeklimizden çok memnun değilsek, septoplastiyi rinoplasti ile birlikte yaptırmayı tercih edebiliriz. Böylece hem bahsettiğimiz sağlık sorunlarımızdan kurtulmuş hem de estetik açıdan daha güzel bir burna kavuşmuş oluruz.

Septoplasti ve rinoplasti aynı anda olur mu sorusuna da böylece cevap vermiş olalım. Septoplasti ve rinoplastiyi bir arada yaptırmanın avantajlarından da kısaca bahsedelim. Öncelikle bir defa anestezi almış olacağız ve ameliyat sonrası iyileşme sürecinin zorluklarını da tek seferde yaşayarak bu süreci sonlandırmış olacağız. Oysa ayrı ayrı yapılması halinde tüm bu süreç iki defa yaşanacak. Bu da iyileşme aşamasının zorlukları bir tarafa, hem sosyal hayatımıza hem iş hayatımıza ilişkin planlarımızın aksamasına neden olabilir. Dolayısıyla bu iki ameliyatı birlikte yaptırmak daha avantajlı olacaktır. Aktif International Üsküdar Hastanesi’nin burun estetiği ve kulak burun boğaz alanında uzman ve deneyimli kadrolarıyla bu ameliyatları büyük bir güvenle yaptırabilir ve hem daha sağlıklı solunum aldığımız hem daha estetik görünen bir burunla hayatımızda yeni bir dönem başlatabiliriz.

Kalın Derili Burun Estetiği Nasıl Yapılır?

 

Kalın derili burun estetiği ameliyatlarında kemik ve kıkırdak dokumuz üzerinde yeniden şekillendirme işlemi yapıldıktan sonra burun derimizin yeni ortaya çıkan kemik ve kıkırdaklar üzerine yerleştirilmesi ve onun şeklini alması sağlanır. Bu ameliyatı ince derili burun ameliyatlarından daha zor yapan da bu kısımdır. Çünkü kalın derili burunlarda burun üstünü kaplayan cilt ile kemik ve kıkırdak dokusu arasında bulunan yağ ve kas dokusu ince deriye kıyasla epey kalındır. Bu da derinin yeni kemik ve kıkırdak yapısının üzerine yerleşip onu sarmasını ve burun yapısına adapte olmasını zorlaştırır.

Ayrıca kalın derili burunlarda genellikle burundaki mevcut kıkırdak da zayıf olur. Bu da genellikle kaburgadan ek kıkırdak transferini zorunlu hale getirir. Diğer türlü ek kıkırdakla güçlendirilmeden yapılan estetik işlemlerde yapılan düzeltmelerin fark edilirlik oranı da azalır. Bu nedenle kalın derili burun ameliyatı söz konusu olduğunda daha iyi bir sonuç için kaburgadan kıkırdak ilavesi neredeyse zorunlu bir adım olmaktadır. Ancak bu ameliyatları yüzlerce defa yapmış olan, alanında uzman ve başarılı bir cerrahla bu ameliyattan korkmamıza elbette gerek yok. Cerrahlarımız böyle zorlu durumlarda da son derece başarılı ameliyatlar yapabilmektedirler.

Yukarıda da bahsettiğim gibi bu ameliyatı zorlu hale getiren burnumuzu çevreleyen derinin kalınlığıdır. Derinin bu durumunun ameliyat sonrası sürece de etkileri vardır. Örneğin yağ ve kas dokusunun kalın olması aynı zamanda bu bölgeyi çok daha uzun süre ödem tutmak için de daha uygun hale getirir. Bir başka zorluk da uzun süre etkisini sürdürecek olan ameliyat sonrası şişliklerdir. Kalın deri yapısının inceltilmesi ve böylece hem ameliyat sonrası iyileşme sürecini kolaylaştırmak hem de derinin yeni kemik ve kıkırdak yapısının üzerine daha kolay yerleşmesini sağlamak için bazı durumlarda hekimlerimiz çeşitli ilaç ya da vitaminler önerebilmektedir. Ancak bu ilaç ya da vitaminleri kendimiz tedarik etmeye çalışmamalıyız. Kalın burun derimizin ne kadar kalın olduğu, ne kadar inceltilebileceği ve benzeri konular son derece titizlikle düşünülmesi gereken konulardır. Gerekli görmesi halinde hekimimizin bu yönlendirmeyi zaten yapacağını unutmamalıyız.

Burun Ameliyatı Öncesi Yapılması Gerekenler

 

Peki, burun ameliyatı öncesi yapılması gerekenler neler? Evet, burun ameliyatı öncesi hazırlık için dikkat etmemiz gereken bazı konular, almamız gereken bazı tedbirler var. Bunları kısaca aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:

  • Ameliyattan yaklaşık 2 hafta önce aspirin, E vitamini ya da bitkisel karışım benzeri ilave besinleri kullanmayı bırakmalıyız. Bunlar anestezinin işleyişini bozarak olumsuz etkide bulunabilirler.
  • Düzenli kullandığımız ilaçlar varsa, bunlarla ilgili cerrahımıza mutlaka bilgi vermeliyiz. Mümkünse kullandığımız ilaçların tam listesini doktorumuzla paylaşmalıyız.
  • Ameliyat sonrası ilk 3-4 gün yalnız kalmamamız önemlidir. O nedenle ameliyat öncesinde, ameliyat sonrası süreçte bize eşlik etmesi için mutlaka ailemizden ya da bir yakınımızdan destek istemeliyiz.
  • Eğer çalışıyorsak iş yerimizden minimum 10 gün ya da 2 hafta iyileşme sürecimizi kapsayacak şekilde izin almalıyız.
  • Ameliyat sonrası için evde dinleneceğimiz alanı hazırlamalıyız.
  • Ameliyat sonrası bir süre burnumuz yüksekte olacak şekilde istirahat etmemiz gerektiği için evde yeterli miktarda yastık olduğundan emin olmalıyız.
  • Ameliyat sonrası şişliklerin ve morarmaların etkisini azaltmak için arada bir buz kompresi yapmamız gerekebilir. Buz paketlerimizi de önceden tedarik ederek buzlukta kullanılmaya hazır bulundurmalıyız.
  • Ameliyat sonrası kabızlık benzeri sorunlarla karşılaşmamak için sindirimi kolay, lifli gıdalar ve genel olarak da sağlıklı bir diyet takip etmemiz. Alkolden ve sigaradan uzak durmalıyız. Ameliyattan 2 hafta öncesinden başlayarak ameliyat sonrası 2 haftayı da kapsayan minimum 4 haftalık süreçte sigaradan uzak durmalıyız.
  • Ameliyat öncesindeki gün çok fazla yorulmamalıyız. Ameliyata giderken ve dönerken yolculuğumuzun nasıl olacağını önceden planlamalıyız. Ameliyat sonrası ulaşım ya da araç bulma benzeri sorunlarla karşılaşmak istemeyiz.
  • Ameliyat saatimizden 7-8 saat öncesinde yeme içmeyi kesmeliyiz.
  • Ameliyat günü makyaj yapmamalı ve oje sürmemeliyiz. Kozmetik ürünler enfeksiyon riskini artırdığı için ameliyata giderken temiz bir ciltle, temiz saçlarla, banyo yaparak gitmeliyiz.

Yukarıda sıraladığımız rinoplasti öncesi dikkat edilmesi gerekenler listesine riayet edersek ameliyat sürecimizi sorunsuz bir şekilde atlatabiliriz. Cerrahımızın bizim durumumuzu dikkate alarak yaptığı ek tavsiyeler varsa bunları da mutlaka dikkatle takip etmeliyiz.

Piezo Burun Estetiği Nedir?

Uzun zamandır aynadaki görüntüsünden rahatsız olduğumuz burnumuzla ilgili artık bir şeyler yapmak istiyoruz. Arkadaş sohbetlerinde ya da günlük hayatta sık sık karşımıza çıkan reklamlarda “piezo burun estetiği” yöntemi diye bir teknik olduğunu duyduk. Piezo burun estetiği nedir şeklinde kelimeleri yazıp bir aratalım dedik ve işte buradayız.

Piezo tekniği, farklı tıbbi alanların yanı sıra, burun estetiği ameliyatlarında da kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemde burun kemiğinin şekillendirilmesi, klasik ameliyatlarda olduğu gibi burun kemiğinin kesilmesi ya da kırılması yerine, ultrasonik titreşimlerle harekete geçen ve son derece hassas çalışan bıçaklarla yapılmaktadır. Ameliyat çok küçük bir kesi ile başlar ve açık rinoplasti yöntemiyle yapılır. Ultrasonik dalgalar kullanılarak yapılan Piezo burun estetiği ameliyatı sonrası ağrımız da kanamamız da çok daha minimum düzeyde olur. Kemik, kıkırdak ve bunları çevreleyen dokular zarar görmediği için daha hızlı bir iyileşme sergileriz. Ameliyat sonrası ağrılarımız da neredeyse yok denecek kadar önemsiz ağrılardır.

Bu avantajları nedeniyle çok tercih edilen Piezo tekniği burun ucumuzun düzeltilmesinde, burun sırt kemiğimizin daraltılmasında ya da deformitelerimizin düzeltilmesini gerektiren durumlarda kullanılır. Ancak yöntemin her birey için uygun olmadığını da ekleyelim.

Son olarak ve en önemlisi, eğer Piezo burun estetiği yaptıracaksak, cihazı kullanacak olan cerrahımızın Piezo cihazının kullanımında tecrübeli bir cerrah olduğundan kesinlikle emin olmalıyız.

Rinoplasti Ameliyatından Sonra Neler Olur? Rinoplasti Sonrası Yapılması Gerekenler Nelerdir?

Ameliyat sonrası öncelikle bandajlarımızın açıldığı an önemli bir andır. Burnumuzu ilk defa göreceğiz. Ancak bu ilk karşılaşmada burun çevremizde morluklar ve şişlikler görmeye hazırlıklı olmalıyız. O nedenle öncelikle bu aşamada sakin olmalı ve bu ilk karşılaştığımız görüntünün değişeceğini unutmamalıyız. Bandajlar açıldıktan sonra ilk aşamada büyük resme odaklanarak şikâyetimiz ne ise, örneğin geniş burun delikleri, eğri burun, kemerli burun, büyük burun gibi problemlerimizi düşünerek ona göre bir değerlendirme yapmalıyız.

Ameliyattan burnumuza takılı plastik bir atel ile çıkacağız. Cerrahımızın tavsiyesine göre bir veya iki hafta bu ateli takmamız gerekecek. Bu süre zarfında atelin ıslanmaması için mümkünse kafamızı ıslatacak edecek şekilde banyo yapmamalı, sauna benzeri ateli nemlendirebilecek buharlı ortamlardan kaçınmalıyız. Çok zorlanıyorsak, kafamıza su gelmeyecek şekilde ve ılık ya da soğuğa yakın, buhar yapmayacak bir su ile banyo yapabiliriz. Bir hafta sonra doktorumuzun kontrolüne gittiğimizde bu ateli çıkartabileceğiz.

Aksi bir durum yoksa bir gece hastane yatışı sonrası hastaneden çıkabiliriz. Ancak aynı gün taburcu edildiğimiz burun ameliyatları olabildiği gibi geçirdiğimiz ameliyat ve kullanılan yöntemlere göre 2 gün hastane yatışı gerektiren durumlar da olabilir.

Ameliyat sonrası ilk birkaç saat bir şey yememek ve içmemek gerekir. Sonrasında da çiğnemesi zor olan yiyecekler yerine kolay yutulabilir, çok sıcak olmayan, sulu gıdalarla yemeye başlamamız gerekir. Böylece çiğnemek için büyük hareketler yapmak zorunda kalmayız. Bu ilk birkaç gün abartılı mimik hareketlerinden ya da kahkahalarla gülmekten de kaçınmalıyız.

Şişlik ve morlukların iyileşmesi için buz uygulaması konusunda doktorumuzla konuşmadan herhangi bir şey yapmamalıyız. Doktorumuz durumumuza göre bu konuda yönlendirme yapacaktır. İlk birkaç gün bu şişliklerin en yoğun görünür olduğu zaman dilimidir ve genellikle birinci hafta sonuna kalmadan şişliklerimiz büyük oranda kaybolur. Ancak burun estetiği operasyonumuzun yüzümüzdeki son halini alması bazen bir ya da iki seneyi bulabilmektedir.

İlk 2-3 gün olabildiğince istirahat etmemiz gerekir. Ancak bu yatak istirahatı yere paralel olmamalıdır. Başımızın altında en az iki yastık bulunmalı ve bu dönemde başımızı sağa sola tam çevirmemeliyiz.

Rinoplasti sonrası anestezinin etkisinin geçmesiyle özellikle ilk birkaç gün biraz ağrı hissedeceğiz. Doktorumuz bu ağrılar için bize zaten ağrı kesici reçetesi yazacaktır. Ancak çoğu zaman o ağrı kesicileri bile bitirmeden ağrıların kaybolduğunu görürüz.

İlk birkaç hafta burundan sümüklü, kuru ya da kanlı kabuklar gelebilir. Bunların temizlenmesi için elle müdahale etmemeli ve mutlaka doktorumuzun verdiği sprey ve kremleri kullanmalıyız.

İlk bir aylık süre zarfında yüzme ya da ağır sporlardan kaçınmalıyız. Gözlük kullanmamalıyız.

Bu önerilere ve doktorumuzun yaptığı yönlendirmelere dikkat etmemiz halinde oldukça konforlu bir rinoplasti sonrası iyileşme süreci yaşayacağımızdan emin olabiliriz.